AKSAK ADALET BİLİM ve TABABETZALIM SİYASET
   

Dr.Hasan Horto Biyografi

 
 
 

AMERİKAN DEMOKRASİSİ'NİN EN BÜYÜK,İKİ AYIBI 

       Amerikan seçimlerini ikinci kez kazanarak,Cumhurbaşkanı seçilen George W. Bush'un dış işleri bakanlığına atayıp,Amerikan kongresinin de onadığı,Dr.Condoleezza Rice,görevi devir alır almaz,fırtına gibi esmeye başladı dünyada.Bir bakıyorsunuz,Türkiyede dir.Üç saat sonra,Rusya da,Avrupa da, Orta Doğu da,Mısır da,Filistin de,İsrail de,Ürdün de,hepside bir hafta içinde. 

      Öyle görünüyor ki:Orta Doğu barışını sağlamak,ama mutlaka sağlamak misyonu,Washigton'da kesilmiş kendisine. 

       Sanki tarih, tekrarlıyor.35 yıl evvelki yakın geçmişi birlikte hatırlıyalım.Amerikan Cumhurbaşkanı Richard Nixon dur.Dış işleri bakanı da, doktor Henry Kissinger.  

        İkinci dünya savaşından,1945 ten,1946 dan sonra dünya iki kutuplu hale gelmişti.1949 yılında ,bir milyar insanı ile,koskoca Çin de, Mao Çe Tung'un sosyalist devrimi oluşmuş,Sosyalist blok kuvvetlenmişti.Gerek Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinde,gerekse de,Sosyalist Çinde,Atom patlatma denemeleri başlayınca,bir anda dünya,kendini nuklear silah,yani atom silahlanma yarışının içinde buldu.Mao Çe Tung'un Sosyalist Çin'i,Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ile ters düşünce de,dünya.iki kutuptan, üç kutuplu hale dönüştü.Üstelikte bu sefer,atom patlatma denemeleri ve atom silahlanma yarışı daha da hızlanarak.Dünya telikeli bir sona doğru hızla yaklaşıyordu. 

       Zaten insanoğlu.kendisini,kendi elleri ile yarattığı çukurlara,uçurumlara hızla sürükler;Son anda da,aklını başına toplar,çukurlardan.uçurumdan döner.İşte,1970 li yılların başlangıcında da böyle oldu.Dünyanın akıllı insanları,nasıl ? Bu tehlikeli gidişe dur,diyebiliriz diye,düşündüler,taşındılar.Sonuçta şu kanıya vardılar ki:Bu tehlikeli gidişi durdurmanın ilk ayağı,Çin barışını sağlamaktan geçer. 

      Dünyanın en büyük nüklear gücü,en büyük süper gücü Amerika Birleşik Devletleri,Dış işleri bakanı da, Doktor Henry Kissinger olduğundan,Kissinger,bu işe layık göüldü,ve görev ona biçildi. 

      Doktor Henry Kissinger,hem kollarını,hemde paçalarını sıvadı.Baş döndürücü bir hızla,bir Pekin'e,bir Washington'a,bir Avrupa'ya,bir Moskova'ya,giderek gelerek,giderek gelerek,giderek gelerek,dünya siyasetine,MEKİK DİPLOMASİSİ deyimini hediye etti.Bu diplomasinin meyvesi olarak ta, O güne kadar,herkesin olamaz gözü ile baktığı çetin ÇİN BARIŞINI sağladı.İlk aşamadaki,çetin Çin barışından kısa bir süre sonra da,NON PROLİFERATİON NUKLEAR ACT diye bilinen ATOM YARIŞINI DURDURMA anlaşması imzalandı.O günkü nüklear güçler,Amerika Birleşik Devletleri,Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ve Kıt'a Çin'i olduğundan,bu çok önemli anlaşma,üç devlet arasında imzalandı.Ve dünya da derin bir nefes aldı. 

      Doktor Henry Kissinger,bu barışı sağlamak zorundaydı.Adeta başarıya mahkum du.Çünkü:Ne Çin barışının,ne de,atom yarışını durdurmanın alternatifi,karşıtlığı yoktu.Varsa bile,bu,tüm insanlığın,tüm uygarlığın topyek'un yok olması,silinmesi demekti. 

      Çin barışını sağlayan Henry Kissinger'in,yalnız Amerikada değil,tüm dünyada,popularite dediğimiz,politik saygınlığı öylesine yükseldi ,öylesine arttı ki: Kendisini göreve getiren,President Nixon'u bile geçti. Zaman ilerleyip,Amerika da,yeni seçim dönemi başlayınca,Amerikada,Cumhur Başkanlığı için,Doktor Henry Kissinger'den,daha bilgili,daha tecrübeli,daha layık bir aday yoktu.Hatta,hatta Henry Kissinger'e,dış işleri bakanlığını veren Cumhuriyetçi parti,Demokratlara karşı çıkaracak doğru,dürüst bir aday bulamıyordu.Bu şartlar altında dahi, Doktor Henry Kissinger,Cumhur Başkanlığına aday olamadı.Çünkü:Anayasa engeline,Anayasa ayıbına çarptı.Amerikan Anayasa'sına göre,Amerika da doğmayan bir kişi,Amerikan Cumhur Başkanı olamıyordu. 

      Hep bildiğimiz gibi,insan hakları,ilk defa,1776 yılında,Amerika da,Virginia Halklar bildirgesi ile yeryüzüne geldi.Bundan 13 yıl sonrada,1789 Fransız devrimi ile Avrupa'ya geçti.2500 yıl evvel,Aristo ve Eflâtundan kaynaklanan klasik demokraside ise,insan haklarının lafı bile yoktur. 

      Ne yazık ki:İnsan haklarını dünyaya getirip,insanoğluna kazandıran,insan haklarının beşiği olması gereken, Birleşik Amerika Devletleri,20 inci yüzyılın son çeyreğinde bile,Anayasa'sında,insan hakları ayıbı taşıyordu.Bu,da,Amerikan Demokrasisinin,en büyük birinci ayıbıydı işte. 

      Biz şimdi Henry Kissinger'i,geçmişte bırakalım,kendi günümüze,kendi konumuza,Condoleezza Rice'a dönelim. Condoleezza Rice,14 Kasım,1954 te,Bİrminghton.Alabama'da,siyah renkli bir kız olarak doğdu.O Alabama ki: 

KLU KLAX KLAN  terörünün,en şiddetli,en korkunç, en acı ,yaşandığı yerdir. 

Zenci nufusun çok yoğun olduğu Alabama'da,terör,hemen her gün,sokaklarda kol gezmektedir.Bilmiyenler için hatırlatalım.Klu Klax Klan,İngiliz İskoç,Aglo-Saxon'larının,WASP diye bilinen,ırk ayrılıkçı,din ayrılıkçı,acımasız,şiddet ve terör örgütüdür.İngilizce bir kelime olan wasp ,eşek arısı manasına gelir.Kısaltılmış kelimelerin anlamı bakımından,W,ingilizce white,AS,Anglo-Saxon,P, de,protestan'ın ilk harfleridir.Yani bunu türkçe söylemek gerekirse,  BEYAZ ANGLO-SAXON PROTESTAN'ların,ırksal-şiddet,dinsel-şiddet, ve terör örgütüdür  KLU KLAX KLAN,ırkçı ve dinci karekteri ile,birinci derecede Zencilere,ikinci derecede,Yahudilere,üçüncü derecede Müslümanlara ve dördüncü derecede de,Katoliklere düşmandır.Böyle bir ortamda doğup,büyüyen Condoleezza Rice,daha küçük,siyah bir kız iken, terörden,şiddetten nasibini almıştır.Korkutulmuş,ürkütülmüş, dövülmüştür.Çünkü rengi siyahtır. 

Bu terörden,bu şiddetten,bu acılardan kurtulmak içinde, küçük Rice,kendisini okullara,öğrenmeye,başarıya adamıştır.Gerçekten de başarmıştır. 15 yaşında Üniversiteye girebilmiş,19 unda da Üniversiteyi bitirmiştir.Colorado eyaletinin,ünlü Denver üniversitesinde de,26 yaşında,International studies ( Uluslarası ilişkiler ) de, doktorasını tamamlamıştır.PHD unvanını kazanmıştır.Hemen bunun arkasından,Stanford Üniversitesinde,assistan profesör olarak academic karrierine başlamıştır.Hemen akabinde,de,ayni fakülteye 26 yaşında PROVOST ( Dekan ) olmuştur. 

     Hernekadar, sözüne güvenilir,muzik ve sohbeti dinlenir,saygıdeğer bir radyo kanalından,dünyanın en genç PROVOST'u yani dekanı olarak, QUİNESS REKORLAR kitabına girdiğini duymuş isek te,Amerikan Cumhurbaşkanlığı,Beyaz Saray,WEB,internet sitesinde yayınlanan Biyografisinde,biz böyle bir bilgiye rastlamadık. 

Kimbilir bu da, siyah insanın aşırı tevazuundandır belki de.Haydi reklam olsun diye, bu radyo kabalının adını da verelim.Açık radyo.açık gazete. 

     Dr.Rice Stanford üniversitesinde,çok başarılı bir performance göstermiş,1400 öğretim görevlisi ile 14.000 öğrenicinin katıldığı,1,5 milyar dolarlık,araştırma bütçesini kontrol ve idare etmiştir.Ayni yıllarda,Dr.Condoleezza Rice, CHEVRON gibi,dev bir petrol şirketinin ve başka büyük şirketlerin Board of Trustee diye adlandırılan yönetim kurullarında üst ve etkili  yönetici olarak görev  

almıştır.Amerikan hükümetinin kritik ve hassas görevlerinde sergilediği başarılar ise daha da parlak ve daha çarpıcıdır. 

     National Security Council ( Milli Güvenlik Kurulu ) uzmanı ve başkanı görevinde bulunurken,11 Eylül,2001 tarihinde,uluslar arası terör,Newyork kuleleri ve Washington'daki Pentagon'la birlikte,Amerika'yı can evinden vurdu.Ylkılan,yerle bir olan,kulelerle beraber,3000 i aşkın insan hayatını kaybetti.Vurulmaz sanılan Amerika,can evinden vurulunca da,kamu oyu,büyük bir şok yaşadı.Amerikan Senatosu,devlette ve hükümette,hatası ve ihmali  olabilecek,kişi ve kurumlar hakkında,soruşturma,sorgulama başlattı.Bu soruşturmada,haber alma,haber vermede,birinci derecede sorumlu olan,dünya çapında,istihbarat toplayıp değerlendirmede çok etkili ve yetkili olan CIA (Central İntelligence Agency) Haberalma teşkiiâtı ile,FBI (Federal Burea of İnvestigation)=Ulusal soruşturma bürosu başkanları,söz birliği edercesine,suçu hep,Milli Güvenlik Kurulu başkanı Condoleezza Rice'in üzerine yıktılar.Dediler ki:Biz El-Kaide terör örgütünün,Amerika içinde,boyle büyük bir, saldırı hazırlığı içinde olduğunu,olaydan,2 ay,3 ay önce,Milli Güvenlik Kuruluna,rapor ettik,bildirdik. 

    Bu ifadelerden sonra,Amerika'nın,hepside birbirinden Şahin ,birbirinden hırçın,Senatörleri,hep birlikte,Doktor Condoleezza Rice'ın üzerine yürüdüler,üzerine çullandılar.Onu,birbiri arkasından,acımasızca sorguladılar,sigaya çektiler.Sana,bu saldırı,çok evvelden bildirildiği halde,NEDEN TEDBİRİNİ ALMADIN? diye.Yalnız Amerikan halkına değil,bütün dünya insanlarına açık,şeffaf yürütülen, bu sorgulamayı, CNN televizyonundan izlemek fırsatını buldum.Afrika kökenli,siyah renkli,küçük cüsseli,Condoleezza Rice,öyle kuvvetli bir mantık,öyle güzel bilgiler le savundu ki:kendini ve kurumunu,kendisini sorgulayıp, yargılayan  şahin senatorlerin,hiçbirinin altında kalmadı.Ve şahin Senatörlerin hepsi de,gık diyemediler,sustular. 

     Bu ahval ve şartlar altında,dış işleri bakanlığına getirilen Doktor Condoleezza Rice'a,Orta Doğu barışını sağlamak,ama mutlaka sağlamak görevi de biçilmiş gibi görünüyor. 

     Yirminci yüzyılın son çeyreğinde,Doktor Henry Kissinger,Nasıl Çin barışını sağlamak zorunda,sağlamağa mahkûm idiyse,yeni milenyum da,yirmibirinci yüzyılın başlarında da,Doktor Cndoleezza Rice,Orta Doğu barışını sağlamağa mecbur,sağlamağa mahkûmdur. Zira nasıl Çin barışının alternatifi  dün, yok idiyse,bugünde,Orta Doğu barışının alternatifi yoktur.Varsa bile,bu, tüm insanlık için,kaostur,savaştır,terör dür,acıdır,ıztıraptır,ölümdür. 

    Ben inanıyorum ki: KUNTA-KİNTE'nin değil ama,TARANTA BABU'nun,yirminci kuşaktan torunu,Doktor Condoleezza Rice,Orta Doğu barışını mutlaka,ama mutlaka sağiıyacaktır. 

     Hep birlikte hatırlıyalım,inci dişli zenci şair,TARANTA BABU'yu,ilk defa dünya ya Nazım Hikmet tanıtmıştı.

      Bugün için,olmaz,diye görülen,Orta Doğu barışını sağlayınca da,Doktor Condoleezza Rice,bir anda,yalnız Amerika'nın değil,tüm dünyanın en saygın,en popüler,en sevilen politikacısı olacaktır. 

      Hiçbir anayasal ve yasal engel olmamasına rağmen şimdiye kadar hiçbir zenci Cumhurbaşkanı olmayışı da Amerikan demokrasisinin ikinci en büyük ayıbı olmaktadır.

     Ne yazık ki: kuzgunî- siyah rengi, ırk ve kökeni ile tam bir Afrikalı olan Condolise Rice Orta-Doğu barışını bir türlü sağlayamadı. Bunun en etkili sebebi içinde bulunduğu, kilise öğretilerine dayalı, hemen hemen her türlü diyaloğa kapalı Neo-jon politikaları olsa gerektir.
Dünya barışı için, şart olduğu öne sürülen Orta-Doğu barışını sağlamak, bu kere gene, yalnız Amerikan halkının değil, tüm dünya halklarının desteğini arkasına alarak Amerikan Cumhurbaşkanı seçilen, hem siyah-beyaz melezi ve hem de Müslüman-Hiristiyan kırması kardaşım,karındaşım, Afrika kökenli Hüssein Barack Obama’ya kaldı.

      Hüssein Barack Obama, Orta-Doğu barışı için, diyalog ve uzlaşmada uzman, engin deneyimi ile, uzun soluklu 75 yaşındaki GEORGE MİTCHEll’i atadı. O George Mitchell ki: Clinton döneminde, o güne kadar imkânsız gibi görünen İrlânda barışını sağlamıştı. Geliniz şimdi 2002 yılında yazdığı kitapta Orta-Doğu barışı için söylediği sözlere kulak verelim. İsrail-Filistin barışı için,1- İsrail yeni yerleşim birimleri açma politikalarından vazgeçmelidir.2- Filistin ve Gazze halkı da şiddet ve teröre bulaşanlarla asla bir arada, beraber olmamalıdır. Bu gerçekçi sözlere dünyada itiraz edecek akıllı insanlar varmıdır acaba? İnsanoğlunun ortak aklı, deli ile deli olmayacak kadar sağ duyuludur. Sanırız   

     İşte buda,Amerikan Demokrasisinin ikinci,en büyük ayıbı olacaktır.Dünya ve Amerikan politikası hakkında,herkesin bir komplo-teorisi üretmek hevesinde olduğu şu günlerde,bende,bu senaryoyu ürettim.Gerçek olup olmıyacağını, hep birlikte, yakında göreceğiz. 

 

www.demokrasidedevrim.com adına,

Dr.Hasan Horto 

 

 

 

 

Bu bölüm ile ilgili görüş, eleştiri veya ilave edecekleriniz varsa
lütfen " nfo@demokrasidedevrim.com " adresine iletirseniz memnun olacağım.

 

SAYFA BAŞI

  AKSAK ADALET BİLİM ve TABABETZALIM SİYASET