| |
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ YÜKSEK KATINA:
European Court of Human Rigts Council of Europe
F-67075 Strasbourg-CEDEX
-----------------------------------------------------------------------------------------------------Ben
bir insan olarak diyorum ki:İnsan haklarının en önde
geleni, en kutsalı yaşama hakkıdır.Hemen bunun
arkasından ikinci sırada,döl verip üreme hakkı
gelir.Aslında bu iki sav yalnız insan için değil tüm
canlılar için geçerlidir.Her canlının en büyük korkusu
yok olup gitmektir.Bunun için ağaçlar,susuz
kalınca,kuruyup gidiyoruz diye,hemen çiçeklerini
açarlar.Yok olmamak için tohumlarını toprağa
saçarlar.Gene ben bir hekim olarak,gayet iyi biliyorum
ki:İnsanların bir bölümü biyolojik olarak üreme
olanağından yoksundur.Yani kısırdır.Gelişen bilim,eğer
bu insanlara,bu kısırlara üreme şansı veriyorsa,üreme
hakkını sexuel özürlü bu insanların elinden almağa kimin
hakkı vardır ki ?.
İlave: 18.03.2007
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
28-29 Nisan,2005 günleri,ülkemizin Avrupa
Birliği ile muzakere süreci doğrultusunda,uluslararası
JEAN MONNET konferansı düzenlendi.Konferansı T.C. Doğuş
Üniversitesi,Avrupa Birliği Koordinatörlüğü
hazırladı.Konferansın ilk günü,birinci oturumda,UNESCO
millî Komitesi başkan vekili,büyükelçi PULAT
TACAR,moderatör görevinde
bulunuyordu.Kendisinden,yeryüzündeki insan haklarına,
yeni bir hak katmak üzere, söz aldım.Ve aşağıdaki kısa
konuşmamı okumağa başladım.
|
İNSAN
HAKLARINA YENİ BİR KATKI:
Avrupa Birliği ülkeleri, bizim ülkemizi, insan
hakları konusunda ağır biçimde
eleştiriyorlar. Eleştirilerinde haklı olan taraflar
çoktur.
Hep bildiğimiz gibi, insan hakları yeryüzünde
ilk defa, 1776 yılında,Amerika bağımsızlığında, VİRGİNİA
HALKLAR BİLDİRGESİ ile demokrasiye girmiştir. Bundan 13
yıl sonra, 1789 Fransız devriminde, YURTDAŞLIK
BEYANNAMESİNDE yer almıştır. O günden bugüne de, devamlı
gelişerek, demokrasilerin göbeğine oturmuştur. Bugün,
dünyanın her demokratik ülkesinde, demokrasi denince, akla
ilk defa insan hakları gelir.
Biz, bugün
burada, Istanbul'dan, www.demokrasidedevrim.com
olarak, insan haklarına, şimdiye kadar hiç olmayan, hiç
düşünülmeyen yeni bir hak katmak istiyoruz. İNSANIN KENDİ
KENDİNİ KOPYALATMA HAKKI.
|
Konuşmamın
burasında, moderatör sayın büyükelçi:
(Ben sizin anlatmak istediğinizi
anladım.Konuşmanızı kesiyorum) dedi. Ve konuşmamı
kesti.
Bilimsel bir konferansta, maalesef okuma fırsatı
verilmeyen konuşmamın devamı aynen şöyledir.
|
Günümüzde, bilimsel gelişmeler ve teknolojik
ilerlemeler, biz hekimlere, insan kopyalama olanaklarını
rahatça sağlamaktadır.
Şuna inanıyoruz ki: Bu yeni hak, insan için, en
az, düşünce özgürlüğü, düşünceyi ifade özgürlüğü kadar
önemlidir.
Yeryüzünde yaradılışımızdan beri, biz, insanoğullarının en büyük korkusu ölümle, kaybolmak, yok
olmak, hiç olmak korkusudur. Bu korkudandır ki: insan, kendine çeşitli teselliler
arayıp, yaratmıştır. İNSANIN KENDİSİNİ KOPYALATMA
HAKKI, insanoğullarının, yok olmak, hiç olmak korkusunu da
ortadan kaldıracak, veya, en azından önemli ölçüde
hafifletecektir. Tıbbın bütün yardımlarına rağmen, hiçbir
şekilde çocuk sahibi olamıyacak talihsiz insanlar
için, yok olmak, hiç olmak korkusunun boyutlarını, bir
nebze hep birlikte düşünelim.
Onun için KENDİNİ KOPYALATMA HAKKI, ilk
olarak, öncelikle, hiçbir şekilde çocuk sahibi olamıyacak
insanlara verilmeli, sonra da tüm insanlara
yaygınlaştırılmalıdır.
Sizlerde bu konuda lütfen fikirlerinizi
söyleyiniz.
Kanımızca kopyalanmanın insan hakları kapsamına
alınması başvurusunu,yeryüzünde ilk defa biz
yapıyoruz, biz savunuyoruz.
Beni dinlemek lütfunda bulunduğunuz için
hepinize teşekkür eder, saygılar sunarım.
www.demokrasidedevrim.com adına,
Dr.Hasan Horto
|
Yukarıda, kısaca ifade ettiğim gibi,UNESCO Millî
Komitesi başkan vekili,Büyükelçi,sayın PULAT
TACAR,tamamen özgür olması gereken bir bilimsel
toplantıda,flkrimi açıklamamı engelledi.Fikir ve düşünce
özgürlüğüme,ve de,söz hakkıma ambargo koydu.
UNESCO Millî Komitesi başkanvekili ve
büyükelçinin, bu davranışı,Avrupa Birliği Kriterlerine
hiç uymadığı gibi,UNESCO felsefasini de derinden
yaraladı.
İNSANIN KENDİSİNİ KOPYALATMA HAKKININ, insan
hakları kapsamına alınması önerimizi,bilimsel bir
toplantıda dahî,dile getiremediğimize göre,bu
konuda,ülkemizde,başvuracak bir kurum olduğunu da
bilemiyoruz Ve olacağını da sanmıyoruz.
Bu bakımdan Yüksek mahkemenize başvurmak
zarunluluğu doğmuştur.
1- İNSANIN KENSİNİ KOPYALATMA HAKKININ,tüm
dünyada,insan haklarına katılması kararının alınmasını,
2-İlk bölünme safhasında,yani ikili,dörtlü
bölünme safhasında iken,insan embryo
hücrelerinin,Elzheimer hastalığı,Parkinson
Hastalığı,ALT=Amiyotrofik lateral Sclerosis gibi
ilerleyici kas hastalıklarında ,ve daha başka birçok
amansız hastalığın tedavisinde kullanılmasını mümkün
kılacak,bağlayıcı olmasa bile,tavsiye kararının
alınmasını Yüksek Mahkemenizden dileriz. Yüksek
Mahkemenizin bu kararı, tüm Dünyada bilimin önünü
açacağı gibi, bugün çeşitli ülkelerde insan embryo
hücrelerini bazı amansız hastalıkların tedavisi için
doku üretme araştırmalarında kullanan birçok araştırmacı
doktoru, kanunlar karşısında kaçak çalışma durumundan
kurtaracaktır.
A-kopyalama konusunda Web.sitemizde
yayınlıyacağımız yazı,
B-Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal
Atatürk'ün kopyalanma hakkı için,Türk Patent Enstitüsüne
gönderdiğimiz başvuru mektubu ile,
C-Türk Patent Enstitüsünden aldığımız yanıt,
ilişikte sunulmuştur.En derin saygılarımızla,
Daha
geniş bilgi: (Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi)
Bu yazıları okumak
için ÜLKEMİZDE VE DÜNYADA İNSAN
KOPYALAMANIN ÖNEMİ ile
TÜRK PATENT
ENSTİTÜSÜ YETKİLİ MÜDÜRLÜĞÜNE
başlıkları altındaki yazılarımı lütfen
tıklayınız.
www.demokrasidedevrim.com,
Adına, Dr.Hasan Horto
ÖMER
MADRA İLE HASBIHAL:
Yukarıda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine
yazdığım dava dilekçemi,mahkemeye göndermeden
önce,başkaları ile paylaşmak,başkalarından da fikir
almak istedim.Çoğu insanın,hiç alışılmamış böyle bir
konuya yamuk yamuk bakacağını bildiğimden,cesûr
fikirleri ile tanıdığım,Ayvalıklı hemşehrim Ömer
Madra'ya,şu yazı eşliğinde gönderdim.
Sayın Ömer Madra:
Kardeşim sana özenip,bende Don-Kişot olmak
istedim.Lütlen ilişikteki yazımı,zaman ayırıp
okuyuver,ve fikrini söyle.
Fikrini almadan yazıyıyerine
göndermeyeceğim,davayı açmayacağım.
Sevgiler,saygılar,
www.demokrasidedevrim.com adına
Dr.Hasan Horto
Herbakımdan kendilerine güvendiğim birkaç arkadaşıma
gerekçeleri ile birlikte yukarıdaki dilekçemi okudum
fikirlerini sordum. Olumlu veya bir cevap vermediler.
Aradan 15 gün geçti Sayın Ömer Madra dan haber
gelmeyince Açık Radyoyu aradım mesaj bıraktım gene yanıt
gelmedi: Anladımki bu konularda fikir sorma, fikir alma
hakkım yok. Olmaması da gerekir zaten. Donkişot olmak
yanlız kalmak değilmidirki? Yanlız karar vermek
zorundayım dilekçemizi 30.05.2005 günü Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesine yolladım. Bakalım Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi yüksek yargıçları insan kopyalanması
konusunda ne düşünecekler. Bize yönlendirilecek karar
veya yanıtları gene bu sayfalarda yayınlıyabilmeyi
umarız
|
|