AKSAK ADALET BİLİM ve TABABETZALIM SİYASET
   

Dr.Hasan Horto Biyografi

 
 
 

DİNE'DE LAİKLİĞE’DE TAVIR KONMALI

İslamı takip eden insanlar; Eflatun’un, Aristo’nun, Kant’ın, Montesqie’nun, ya da Karl Marx’ın söylediklerine değil; elbette’ki Hazreti Muhammead’in söylediklerine bakacaklardır; Hazreti Muhammed’te Hazreti İsa’nın aksine, devlet idaresi, memleketin idaresi, orduların ve harbin idaresi hakkında çok şeyler söylemiş, kaideler koymuştur. Yüce Allah’ın en büyük din devleti kurmayı Hazreti Musa’ya, Hazreti İsa’ya değil, Hazreti Muhammed’e nasip etmiştir. Bundan böyle’de İslamiyet siyaset ve şeriatla birlikte doğmuştur. Kim derse’ki: Siyaset islamiyetten Ayrılabilir; takiyye yapar; yalan söyler. Çünkü siyaset islamın içinde, islamın özünde vardır.  Hazreti Muhammed’in büyük bir dirayet ve hakkaniyetle uyguladığı siyaset; Geçen zaman içerisinde, değişe, değişe giderek sadece hasımlar için değil, aynı zamanda İslamlar için’de yozlaştırılıp zararlı hale getirilmiştir. Menemen’de din uğruna Kubilay’ın başı kesilmiştir. Türkiye nin dört bir yanında din uğruna Hizbullah mezarları kazılmıştır. Sayın Necmettin Erbakan’ı hapse mahkum eden “İslam kanlı’mı gelecek, kansız’mı gelecek” sözleri ve onun talebesi Recep Tayyip Erdoğan’ın son zamanlarda meydana çıkan ka-setleri ve onu da hapse mahkum eden sözleri ile;  Bunlar arasında amaç ve hedef açısından ne fark vardır’ki? Sadece ilk iki örnek Fiiliyata dönüşmüş; Son iki örnek ise fikir sahasında kalıp henüz fiiliata ulaşmamıştır. Laik Cumhuriyet’imizin koruyucusu ordumuz Adına; Genel Kurmay Başkanı’mız Sayın Hüseyin Kıvrıkoğlu herzaman olduğu gibi bu yıkıcı ve mürteci akımlara karşı gene kesin tavır koymuştur. Çok yazıktır’ki: Bir ikisi hariç, Türkiye’de her siyasi parti İslam’ın yozlaşan bu zararlı yanını oy uğruna devamlı kaşıyıp duruyor; Bu hayati mücadelede Genel Kurmay Başkanı Sayın Hüseyin Kıvrıkoğlu’nu yanlız bırakıyor; Ne lehte, ne aleyhte konuşuyorlar; Utanmadan susarak popülizm yapıyorlar.        

 Efsaneye göre Nemrut Hazreti İbrahim’i tutsak eder; Hazreti İbrahim’i yakmak için odunlar yığar, kocaman bir ateş yakar. Ateş cayır, cayır, ç atır, çatır yanıp alevler göğe yükseldiğinde karınca ağzını su ile doldurup ateşin yolunu tutar. Ateşe yaklaştığında oradakiler sorar “Ağzınla bu suyu niye getirdin?” diye. Karınca ateşi söndürmek için der. Bu kadarcık su, bu koca ateşi söndüremez’ki derler. Ona karınca cevap verir: “Belki ateşi söndürmez amma, benim tavrımı belli eder;” Küçük karınca Nemrut’a karşı Hazreti İbrahim’in yanında olduğunu söylüyorlar. Laikliğin yanında tavır koymaktan’da ne yazık’ki korkuyorlar.

             Bazı yasalar, bazı ilkeler vardır’ki: Ülkelerin ve Devletlerin belkemiğini oluştururlar. Demokrasi ve laiklik Türkiye Cumhuriyeti için vazgeçilemiyecek temel niteliklerdir. Yalnız siyasi partiler, yalnız sivil toplum örgütleri değil, tüm kurumlar ve tüm yurttaşlar demokrasi ve laiklik konusunda tavır almak zorundadırlar. Ya demokrasi ve laikliğin yanında olacaklar; Ya da bunlara karşı duracaklardır. Bunlara karşı olmakla; Örneğin padişahlıktan yana olmak’ta demokratik bir haktır. Yeter’ki: Taraflar saflarını belli etsinler.    Bana dokunmayan yılan bin yaşasın zihniyeti; Çok ilkel ve çok tehlikeli bir sorumsuzluk örneğidir. Dünya öylesine küçüldü’ki: Herhangibir yerde yer kabuğu çatlarsa, bu çatlak döner, dolaşır bulunduğumuz yere kadar gelir. Yeni milenyum insanı yalnız yeryüzünde değil; Aynı zamanda evrenin her köşesindeki olacaklar hakkında fikir sahibi olmak; Tavır koymak zorundadır. Çünkü olacak olanlar kendisine ya yarar; Ya’da zarar getirecektir. İnsan doğası yarar verecek olanın yanında, zarar getirecek olanın ise karşısında olur.

             Bilimi akıllıca kullanarak insanoğlunun yakaladığı aşırı hız; Dünya ve evrendeki mesafeleri çok kısaltmış ve kısaltmaya devam etmektedir. 

            Evrendeki patlamalar veya bir kuyruklu yıldızın dünyamıza çarpması; Ülkemizdeki Müslüman, Hırıstiyan, Musevi tüm yurttaşlarımızı eşit surette etkileyeceği gibi uzakdoğudaki Milyarlarca Budisti, Hinduyu, Afrıkalı Zencilerle Amerika ve Avusturalyadaki yerli ve yabancıları’da etkileyecektir.  Kısa tarihi içinde akıllı insan olaylara karşı daima tavır koymuştur; Bu faydalı tavır sayesinde’de uygarlık oluşmuştur.  Dünyada ve ülkemizde süregelen teroör olayları ve saldırılar ve bu terör ve saldırılarda hayatlarını kaybeden masum insanlar hepimizi derinden etkiliyor; Yürekten üzüyor; Ölen masumlar ister bizden olsun ister karşı taraftan yüce Allah’ın en mükemmel yaratığım dediği insanlardır.

             Bundan 20 yıl önce Müslüman İran ile Müslüman Irak amansız ve manasız bir savaşa tutuştu. 10 yıl süren savaşta milyonlarca insan öldü. İki tarafta’da birbirlerini öldürenler Müslüman din kardeşiydiler. Zamanın dini lideri HUMEYNİ çocuk denecek gencecik askerlerin başlarına kırmızı, yeşil renkli bandlar bağlayıp; Onları okuyup üfliyerek, savaşa yolluyordu. Kalırsanız gazi, ölürseniz şehit olur, doğru Cennet’e gidersiniz diyordu onlar. Irak tarafında SADDAM’ın hocaları’da aynı merasimlerle Iraklı çocukları savaşa yolluyordu. Onlar’da kalırlarsa gazi, ölürlerse şehit olup Cennete gideceklerdi. Dünya Müslümanları bu amansız savaşa ne yazık tavır koyamadı. Savaşı durduramadı. Bu savaşta İran halkı ne kazandı? Irak halkı ne kazandı? Ölüm, acı, ızdırap ve sefaletten başka. Bu savaş kime yaradı? Silah tüccarları ve silah fabrikatörlerinden başka? Aradan 20 yıl geçti; Bu yaşıma rağmen ben hala anlıyamadım İran, Irak savaşı neden çıktı diye!!   Ege insanının taa Homeros’tan taa Yunus’tan gelen bir derviş bir ozan yanı vardır. Ayvalık’ta acılı bir baba Güneydoğuda PKK çatışmasında ölen oğlunun ağzından bakınız ne yazdı mezar taşına:

“Amansız ve manasız bir savaşta,

Canımı verdim Vatana;

Acımı

Anama, Babama, Kardaşlarıma.”

 

             Bugün de Orta-Doğu’da amansız ve manasız savaşlar devam edip gidiyor. Hazreti İbrahim’in oğulları İsmail ve İshak’ın torunları islamlar ve museviler birbirlerini kıyasıya vuruyor, kıyasıya öldürüyorlar. Bir tarafta İsrail tankları; Bir tarafta intihar saldırıları;

             Ben buradan dünyadaki tüm Müslüman, tüm Musevi Cemaat’lerine seslenmek istiyorum; Geliniz birlik olunuz; Kesin tavır koyunuz ve hep birlikte bu manasız ve amansız savaşı durdurunuz.       

Dr.Hasan HORTO

 

 
  Bu bölüm ile ilgili görüş, eleştiri veya ilave edecekleriniz varsa
lütfen " info@demokrasidedevrim.com " adresine iletirseniz memnun olacağım.

 

 

SAYFA BAŞI

  AKSAK ADALET BİLİM ve TABABETZALIM SİYASET