| |
TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜ
YETKİLİ MÜDÜRLÜĞÜNE
|
Muhterem efendim:
Biz,2002 yılının Kasım ayında,yayınladığımız
www.demokrasidedevrim.com internet sitemizde,insan
kopyalama tekniği ve Atatürk Kopyalanabilirmi?
başlıkları ile iki ayrı yazı yayınladık.Özellikle
Atatürk Kopyalanabilirmi? yazımızda,günümüzün bize
sağladığı bilimsel ve teknolojik imkanlarla,Atatürk'ün
kopyalanabileceğini,ve eğer bize izin
verilirse,Atatürk'ü kopyalamağa talip olduğumuzu yazdık.
Bugün dünyada ve ülkemizde İnsan kopyalamağa izin
verilmediğinin bilincindeyiz.
Fakat,gelecekte,her bilimsel gelişme ve ilerlemede
olduğu gibi,dünyada ve ülkemizde insan kopyalamaya da
izin verileceğini biliyoruz.Çünkü,bilimsel ve teknolojik
gelişmeler,uzun süre yasaklarla engellenemez.Eğer öyle
olsaydı,bugün yeryüzünde sahip ulduğumuz uygarlık
oluşamazdı.
Özellikle insan kopyalama konusu ülkemizde,dünyanın her
tarafından daha çok önem kazanıyor.Bildiğimiz kadarı
ile,Ali Rıza Efendi,Zubeyde Ana,Mustafa Kemal Atatürk ve
Makbule Atadan hanımefendinin bugün yeryüzünde yaşayan
temsilcileri yani zürriyetleri,dolayısı ile Gen yapıları
mevcut değildir.
Genç hekim kardeşlerimizin,gelecek günlerde,bu
düşünceleri göz önünde tutarak,ilerleyen bilimin ışığı
altında,ülkemizde insan kopyalamayı gündeme getirip
yasal yollarını zorlıyacaklarına inanıyoruz.
İnternational İntellectual property=Proprieté
intellectuelle=Beynenmilel Fikir Mülkiyet yasalarına
göre,bir fikri,bir buluşu kim ilk önce ortaya
atar,başvuruda bulunursa,o fikrin,o buluşun patent
dediğimiz mülkiyet hakkının,öncelik hakkının,o kişiye
verilmesi gerekir. www.demokrasidedevrim.com internet
sitemizde açıkça belirttiğimiz gibi,gelecek
günlerde,ülkemizde insan kopyalamağa ve Atatürk'ün
kopyalanmasına izin verildiğinde,bu hakkın,patentin
öncelik hakkının bize ait olacağının kayda geçirimesini
ve mümkünse bu konuda bize bir yazı gönderilmesini saygı
ile rica ederiz.
Bugün için,dünyanın bir çok devletinde olduğu gibi
ülkemizde de, yasaların insan kopyalamağa izin
vermediğini biliyoruz.Fakat yukarıda izaha çalıştığımız
üzere,Ali Rıza efendi,Zubeyde Ana,Mustafa Kemal Atatürk
ve Makbule Atadan hanımefendinin,bugün yeryüzünde
yaşayan temsilcileri,zürriyetleri,dolayısı ile genleri
kalmamıştır.Bu bakımdan ülkemiz , çok özel bir durum
arzetmektedir.Bu özelliklerden dolayı ileride dünyada
insan kopyalamaya izin verildiğinde,ülkemizin
kopyalamağa izin veren ilk ülkeler arasında yer
alacağına inanıyoruz.Ama,içinde yaşadığımız şu
günlerde,kamu oyumuzun,Atatürk'ün kopyalanma fikrine
nasıl bakacağını dahi bilmiyoruz.
Yukarıda izaha çalıştığımız gerekçelerle,müracaatımızın
gizli tutulmasını,fakat,Atatürk'ümüzün kopyalanmasına
izin verildiğinde,ilk başvuruyu biz yapmış
olduğumuzdan,önceliğin bizde olacağının kayda
geçirilmesini ve elimize resmi bir müraccat belgesinin
verilmesini hassaten rica eder,saygılar sunarız.
25 Mart,2005
www.demokrasidedevrim.com adına
Dr.Hasan Horto
Türk Patent Enstitiüsünden Patent Dairesi Başkanı Adına
Mustafa Baran imzalı Sayı:B14.1.TPE.0.07.01.04
Konu: Patent
yazısı aynen aşağıda verilmiştir.
HASAN HORTO
İlgi : 25.03.2005 tarihli dilekçeniz.
İlgide kayıtlı dilekçeniz incelenmiş olup, 551 patent
haklarının korunması hakkında kanun hükmünde
kararnamenin altıncı maddesinin 4 fıkrasının
"Patentle korunmayacak buluşlar kapsamında,
a. Konusu kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı
buluşlar ile
b. Bitki ve hayvan türleri veya önemli ölçüde biyolojik
esaslara dayanan bitki ve hayvan yetiştirilmesi usulleri
hükmüne amir olması ve insan kopyalanması konulu
buluşunuzun söz konusu madde kapsamına girmesi nedeni
ile dilekçenize yapılacak bir işlem bulunmaktadır.
Bilgilerinizi rica ederim.
Mustafa Baran
Enstitü Başkanı a.
Patent Dairesi Başkanı
|
Türk Patent Enstitüsünün cevap yazısında dile getirilen
genel ahlâk ve kamu düzeni anlayışı geçen ve gelişen
zaman içinde mutlaka değişikliğe uğrayacaktır.Çünkü
ilerleme ve iyiyi bulma yolunda toplumlar,statik
değil,dinamiktirler.Bu değişikliği zorlayıp
çabuklaştırmak amacı ile yazımızın bu bölümlerini,Türk
Tabipler Birliği ie Barolar Birliğine gönderiyoruz.
Batı Hiristiyan toplumları,bilimsel araştırma ve
geliştirmeyi yasaklamış ve acımasızca
cezalandırmıştır.Özellikle Hiristiyan kiliselerinin
bilimsel araştırmaya uyguladığı
baskıcı,yasaklayıcı,cezalandırıcı tavırlar,tarihte
karanlık dönem diye anılır.
Çok şükür ki: insanoğlu,karanlık dönemden sonra,aydınlık
dönemini başlatmayı başarmıştır.Kant'ın sapere aude (
kendi aklını kullan ) sözü ile,Decartes'ın herşeyi
sorgula sözü, aydınlanma döneminin esasıdır.
Tarih içinde,Sokrates,Galillei gibi,ünlü ve ünsüz birçok
bilim adamı hayatlarını bu yolda
kaybetmişlerdir.Bazıları,diri,diri ateşte
yakılmıştır.Ama bütün bu baskı,ceza ve eziyetlere
rağmen,insan azim ve aklı selimi, galip
gelmiş,bilimlerin gelişmesi durmamıştır.Eğer öyle
olmasaydı,bugün,otomobil de,uçak ta,telefon
da,televizyon da,bilgisayar da olmayacaktı.
Bu acı tarihsel gelişmeler ışığında, Demokraside devrimi
savunan bizler,Tanrı dağı kadar Türk,Hira dağı kadar
müslüman olmak isteyen ülkücü kardeşlerimizi de,daima
yenilik arayan devrimci arkadaşlarımızı da,Namazında
niyazındaki din kardeşlerimizide,Yüce Allah'ın bize
ihsan ettiği akılda birleştirmek istiyoruz.Aklımız bizi,
insan kopyalamağa kadar güçlendirmiş ise ,geliniz bu
gücümüzü çok sevdiğimiz Mustafa Kemal
Atatürk'ümüzün,bugün yok olan gen yapısını tekrar hayata
geçirmekte kullanalım.Bunu sağlarsak,dünyada insan
kopyalamağa izin veren ilk ülke olma bahtiyarlığını da
kazananacağız.
Yeryüzünde,gelmiş geçmiş dinlerin en yenisi,en iyisi
olan dinimiz, mubarek İslâm'ın,Yüce Peygamberi,sevgili
Hazreti Muhammedimiz,eğer,yeni milenyumda, yirmibirinci
yüzyılda ,çağımızda da yaşasaydı,( çok sevgili
Atatürk'ünüzü kopyalamak artık size,caiz ve hatta, farz
oldu ).Demezmi idi? Bizim naçiz kanaatimize göre mutlaka
Derdi.
SON SÖZÜMÜZ SÖYLENMEDİ
KİTABIMIZ BİTMEDİ
Dr.Hasan HORTO
|
|