| |
İDADAKİ AFRODİT
Eski
adı İDA; yeni adı Kazdağı, Anadolu yaylasından sahil
boyunca Babakale ye uzanır. Ucundaki Asos tan atlasan
sanki Midiili ye ucacaksın Truva nın Aka nın ve ATİNA
nın Barış dolu muhteşem günlerinden birinde Atina dan
Anadoluya kız istemeye gelirler. O zaman Hz Muhammed
olmadıgından (ALLAHIN EMRİ PEYGAMBERİN KAVLİ İLE)
denilmezdi. Düşünülür,taşınılır, Atinalı Erkek PLEITIS
ile Truvalı gelinin düğünümün yapılmasına karar verilir.
Anadolu nun güneyinde,Akdeniz kıyılarında başı dumanlı,
dorukları herzaman karlı ulu bir dağ vardır.OLİMPOS
derler adına.Ölümsüz Tanrılar, tanrıların tanrısı ZEUS
un başkanlığında bu dağda toplanır,ölümlülerin alın
yazılarını yazarlarmış.. Düğün işte bu dağda OLİMPOS ta
yapılacaktır.. Nasıl olursa olur kıskançlık tanrıçasını
düğüne çağırmayı unuturlar. Kıskançlık tanrıçası ben de
size gösteririm der.
Düğün alayının ortasına gökyüzünden altından bir elma
atar. Elmanın üzerine de (DÜNYANIN EN GÜZEL KADININA
VERİLSİN) diye yazar. İşte kıyamet burda kopar. Üç kadın
çıkar ortaya; önce
Afrodit dünyanın en güzel kadını
benim der. ATHENA hayır dünyanın en güzel kadını benim
der. Ardından HERE ne münasebet dünyanın en güzel kadını
benim der. Üç kadın başlarlar kavgaya saç saça baş başa
gelirler. Düğündekiler üç kadını ayırırlar. Derler ki;
bu dağın tepesinde tanrıların tanrısı
ZEUS yaşar ona
gidelim kimi güzel seçerse elmayı ona versin. ZEUS a
çıkarlar Zeus ta der ki; üçünüz de çok güzelsiniz ben
aranızda ayırım yapamam; ama ta ilerlerde İda dağında
AYAZMA da PARIS adında bir çoban yaşar gidin ona, o
sizin aranızdan en güzelinizi seçer. Yanlarına posta
tanrıçası HERMES i de katarak onları Ayazma ya yollar.
Ayazma' da Paris e rüşvet teklifleri başlar. Athena der
ki beni seçersen sana Asya Avrupa Prensliğini veririm.
Here der ki; beni seçersen sana dünyanın en iyi aklını
veririm. Afrodit de der ki eğer beni seçersen sana
dünyanın en güzel kadınının aşkını veririm. Paris
Afrodit' i seçer ve elmayı ona verir.böylece dünyanın
ilk güzellik yarışması Ayazma da yapılır ve Afrodit de
dünyanın ilk güzellik kraliçesi olur. Dolayısıyla de
dünyanın ilk rüşveti burada Ayazma da verilir. Ayazma ya
Kazdağının Bayramiç yakasından gidilir. Ulu ağaçları
ile, soğuk berrak sularıyla, ince şelaleleriyle Ayazma;
dünyanın en güzel yeri; onu görmeden dönmeyin geri.
Afrodit kendini kraliçe seçtirdikten sonra ortadan
kaybolur. Çoban Paris ,İda kazdagında Ayazmada her yerde
aşkını arar. Bir türlü bulamaz. Ardından
Truvaya iner.
Truvada da arar arar bir türlü bulamaz. Truva da az
sonra anlaşılır ki çoban Paris uğursuz doğacak, Truva ya
uğursuzluk getirecek diye Truva kraliçesi HEKABE. nin
Kazdağına terkettiği Truva kralı PRİYAMOS un oğludur.
Truva seferber olur her tarafta Afrodit aranır. Ne yazık
ki: sanki yer yerinden yarılmış Afrodit de içine
girmiştir. Bir bilge adam salık verir;Atina da kral
MENELAOS un sarışın güzel karısı HELENA vardır. Helena
nın güzelliği dillere destandır. Olsa olsa Afrodit odur.
Truva da gemiler hazırlanır Atinaya gidilir. Aranır
taranır Helena bulunur Paris der ki tamam Afrodit budur.
Gemici deyimiyle HEYAMOLLA çekilip yakapaça Helena
gemilere oradan da Truva ya kaçırılır. Atina kralı
MENELAOS güzel karısını arar bulamaz. Truvaya
kaçırıldığını ögrenince Atina nın komsu devleti AKA
larla ittifak kurar. Birlikte gemiler hazırlanır, içine
askerler bindirilir. Tarihin en büyük konvoyu güzel
Heleni geri almak üzere Andolu ya Truva ya yola çıkar.
Böylece de 10 yıl süren amansız Truva savaşları başlar.
Ordular Çanakkale ye çıkarlar; ilerler ilerlerler
Çanakkale ovasının ortasında onları karşılamaya gelen
Truva ordusu ile karşı karşıya gelirler. Ovanın
ortasında her biri 100 bin kişilik ordular karşılıklı
saf tutarlar iki tarafın bilge kişileri akıl verirler,
derler ki: iki ordudan en iyi iki silahşör duello
yapsınlar kim kazanırsa güzel
HELEN i o alsın ülkesine
götürsün. Truva kralı PRİYAMOS UN büyük oğlu; Paris in
ağabeyi HECTOR ile Akaların silahşörü ACHILLE ortaya
çıkar. İşte böylecinek de güzel Helena uğruna tarihin
ilk düellosu burada Çanakkale ovasının ortasında
yapılır. Çanakkale savaşının sonunda İngiliz ve Fransız
donanması yenilgiyi kabullenip demir alıp giderken
MUSTAFA KEMAL mavi gözleriyle olanları seyre dalar.
Birlikte çarpıştığı silah arkadaşı İZZETTİN ÇALIŞLAR ı
yanına çağırır o İzzettin Çalışlar ki sonradan
Cumhuriyet ordusunda Orgeneral olacaktır. Kendine özgü
Rumeli diliyle MUSTAFA KEMAL ( İzzeddin İzzeddin, biz
burada kimi yendik?) diye sorar. İzzettin Çalışlar cevap
veriri. (İşte Fransızları yendik; işte İngilizleri
yendik). Hayır hayır der M. Kemal (BİZ BURADA AKALARDAN
ANADOLUNUN, TRUVANIN İNTİKAMINI ALDİK).
YARBAY MUSTAFA KEMAL daha 1916 yılında Truvayı
Anadoludan, bizden saydı; 1995 yılında bizden değil diye
Ankara dan Hitit Güneşini kaldıran zihniyet bunu böyle
öğrene, Bunu böyle bile.
Dr.Hasan HORTO
|
|