| |
BİR AMELİYAT KAZASI NASIL BİR CAN KURTARIR.
Ben meslek hayatımda başımdan geçen bir olayı burada
ayrıntıları ile anlatarak ölümle sonuçlanan bir ameliyat
kazasının sonradan başka bir insanın hayatını nasıl
kurtardığını belirtmek isterim.
Yıl 1965; Kanada'nın
Montreal şehrinde
Royal Victoria Hastanesi'nde genç,
güçlü, kuvvetli bir hastaya bel fıtığı ameliyatı
yapıyorduk. Ban Ameliyathanede anestezi uzmanı olarak
bulunuyordum. Hastayı uyuttum, boğazına teneffüs tüpünü
takarak ameliyat masasına yan yatırdım. Bacaklarını'da
kıvırdım; Ameliyat bu pozisyonda yapılacaktı. Hastanın
teneffünü, kalbini, tansiyonunu kontrol edip narkozu
devam ettiriyordum. Ameliyatı yapan Operatör arkadaş
taburesine oturmuş elinde keski, keser ve Cımbız belde
iki omur arasından hafif, küçük, çekiç ve keski
darbeleri ile bel fıtığını temizlemeye çalışıyordu.
Herşey yolunda, muntazam gidiyor, öperatör arkadaş bir
taraftan çalışıyor, birtaraftan'da şarkı söylüyordu.
Birden bir fırtına koptu. Ben ameliyatı durdurun
hastanın kalp atışları ve tansiyonu kayboldu diye
bağırdım.
Böyle fırtınalı durumlarda hastaya teşhis
koyup, tedavi etmeniz için en fazla 2 dakikanız vardır.
Eğer bu 2 dakikayı geçirirseniz hastayı kurtarsanız bile
hasta bitkisel hayatta kalır. O anda ameliyat odasında
bulunan bütün doktorlar yüksek sesle düşünmeye başladık.
Birden bire Dr.Rigley arkadaşım yüksek sesle bağırdı:
Hastaya tazyikle kan verelim diyordu. Kan verelim
diyordu amma ne ameliyat bölgesinde, ne de başka bir
yerde hiç kan ve kanama alameti yoktu. Çaresiz hiçbirşey
yapmamaktansa hazır bulunan kanı akıtmaya başladık.
Biraz geçtikten sonra yavaş yavaş hastanın kalp atışları
başladı. Daha sonra'da tansiyonu belirdi. Hepimiz derin
bir nefes aldık. El yordamı ile yaptığımız iş doğru
çıkmıştı. Hastayı yan vaziyetten düzeltip sırt üstü
yatırdık. Operatör arka-daş geniş bir kesik yaparak
karın boşluğunu açtı ve hastanın karnı kan ile doluydu.
Hastanın belki'de yarı kanı damarlardan boşalmış, karın
boşluğuna toplanmıştı. Bu kazanın sebebi'de şuydu:
Keski
omur arasından biraz daha ileri giderek omurun ön
tarafında bulunan aort şah damarını delmişti. Damar
cerrahı arkadaşımız ameliyat odasına geldi, patlayan
aort damarını dikti, tamir etti. Kanamayı durdurdu.
Tekrar hastayı yan çevirdik. Operatör arkadaşımız yarım
bıraktığı ameliyatı tamamladı. Hastanın bel fıtığını
tamamen temizledi. Ameliyatı başarı ile tamamladık.
Ameliyathaneden cenaze yerine sapasağlım genç bir insan
çıkardık.
Yorgunluğumuzu giderir kahvelerimizi içerken
Dr.Rigley arkadaşımıza sorduk: Yahu ortada kan yok,
kanama yokken bu dahiyane fikir nereden aklına geldi?
Dr.Rigley arkadaşımız dedi'ki:
10 yıl önce 1955 yılında
meşhur aktör Chelf Chandler bu ameliyatı olurken
ameliyat masasında hayatını kaybetti. Olay ve olaya
sebep olan Aort delinmesi kazası gazetelerde, basında
yayınlandı. Ben'de o zaman okumuştum., oradan hatırladım.
Chelf Chandler 1940 ve 1950 li yıllarda Hollywood'un
yakışıklı, kuvvetli dev aktörlerinden biriydi. Daima zor
ve tehlikeli rollerde oynardı.Ölümle sonuçlanan bir
ameliyat kazasının bilinmesi, bildirilmesii,
yayınlanması 10 yıl sonra dünyanın başka bir yerinde
aynı kazaya uğrayıp ölmek üzere olan başka bir insanın
hayatını kurtarıyordu. Dünyanın her yerinde hastanelerin
doktorların dikkat ve ihtimamlarına rağman ne yazık'ki:
İstenmeyen, görülmez ameliyat kazaları olmaktadır ve
olmağa'da devam edecektir.
Dünyamız artık küçüldü;
Bilgisayar bizi birbirimize bağladı. Ben internet
aracılığı ile ülkemizde ve yeryüzündeki tüm
meslektaşlarıma seslenmek istiyorum. Bu olayı bilsinler,
hatırlasınlar böyle kazalar başlarına gelirse başka
insanların hayatlarını kurtarabilirler. Aynı şekilde
subay olmuş veya subay olacak genç arkadaşlarıma
seslenmek istiyorum. Bu olayı kendi mesleklerinde
hatırlayıp bundan ders çıkarsınlar. Yirmibirinci yüzyıl,
yeni Millenyum açıklık, berraklık, şeffaflık çağıdır.
Uygar ülkeler bu yönde yol alıyorlar. Kazaların,
yanlışların örtülmesi, gizlenmesi yerine irdelenip,
öğrenilp, öğretilmesinde insanlık açısından büyük
yararlar vardır. Kazalar yanlışlar bilinirse en azından
gelecekteki yanlışlar, kazalar önlenecektir
Dr.Hasan HORTO
|
|