AKSAK ADALET BİLİM ve TABABETZALIM SİYASET
   

Dr.Hasan Horto Biyografi

 
 
 

KÖKTEN DİNCİLİĞİN ZEHİRLİ ÇİÇEKLERİ

Terörün iyisi, kötüsü, terörün ılımlısı, ılımsızı olmaz. Terör Terördür ve Terör tümden kötüdür. Terör bireylerden, örgütlerden kaynaklandığı gibi dinlerden, devletlerden'de kaynaklanır. Tarihin her döneminde ve dünyanın her yerinde İDAM; Herzaman en kötü şiddet ve en kötü terör örneği olmuştur. OXFORD Üniversitesi Rektörü Prof.JAN HUS kürsüsünde ve konferanslarında "İnanç ve itaat toplumlarının yerini BİLGİ ve ERK toplumları almalıdır" tezini savunuyordu. Zamanın kilisesi ve devleti onu evvela aforoz ettiler; 1415 yılında'da diri diri yakarak ölüme mahkum ettiler; GIORDİO NO BRUNO dünyanın yuvarlak olduğunu, dünyanın değil güneşin merkez olduğunu ispatladığı için 1600 yılında kilise ve devlet tarafından ölüme mahkum edilerek Roma'nın ünlü Campod Dei Fioril: Çiçek tarlası meydanında diri diri ateşte yakıldı. Ünlü fizikçi, ünlü gökbilimci GALILEO ünlü FUKO SARKACI ile bilimsel olarak dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğünü kanıtladığı için ateşte yakılarak ölüme mahkum edildi. 8. HENRY dönemi İngiltere'sinde dinden sapanlar suda kaynatılarak öldürülürdü. Bu çarpıcı ve acı olaylar Dinsel-Hristiyan terörüne ve devlet te-rörüne örnek değilmidir? 19.Haziran.1953 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'nde Fizik ve Atom Bilginleri Dr. Julius ve Eşi Dr. Ethel Rosenbergler idama mahkum edilerek elektrikli sandalyede öldürüldüler. 48 yıl sonra 2001 yılı sonlarında Ethel Rosenberg'in küçük kardeşi David Rien Glass dünya basın ve televizyanlarının karşısına geçip eniştesi Julius ve ablası Ethel Rosenberg'lerin aleyhine bilerek mahkemede yalan yere şahitlik yaptığını; Onların ölümüne sebep olup, bu yolla'da kendisini sadece 15 yıl mahkumiyetle idamdan kurtardığını ağlayarak itiraf ediyordu. David Rien Glass bu açıklaması ile çektiği vicdan azabından kurtulacak. Amma Amerika Haksız öldürdüğü Rosenberg lerin hayatını nasıl geri verebilecek.

 

 

Haksız yere Elektirik sandalyesinde öldürülen Dr.Julius Rosenberg ve George Rosenberglerin kendi yavrularına ve tüm dünya çocuklarına yazdıkları tarihsel mektup için tıklayınız. (ANKARA-MOSKOVA  ANDLAŞMASININ BOZULUP ÜLKEMİZİN SOĞUK SAVAŞA İTİLİŞİ)

Bu korkunç ve düşündürücü olay'da devlet terörüne acı bir örnek değil midir acaba? Yeni Milenyumda yerküremizde yaşadığımız felaket ve korkunç olaylar din bağlantılıdır; ama hiç kimse dinleri sorgulamak istemiyor. "Ne olur ne olmaz belki çarpılırım" diye korkuyor zahir. Başka yerlerde, orda burda kusur arayıp da duruyor.Gelelim 11.Eylül.2001 Newyork saldırılarına: Newyork ve Washington'daki acımasız saldırılar Ortadoğu'da, İsrail'de Filistin'de ve kısmen'de Türkiye'de sık sık yaşanan, bitmeden süregelen intihar saldırılarının en şiddetli ve korkunç uzantısı dır. Buna Global-Din terörizmi demek daha doğru gibi görünüyor. Bu saldrırıları gerçekleştiren teröristlerin hepsi din bağlantılı İslam olduğu gibi buna destek veren besleyen bunları barın-dıran Afganistan, Yemen, Sudan Libya, İran, Cezayir'den oluşan devletlerde dinsel ağırlıklı ve islamdır. Vurgulanıyor'ki: USAME BIN LADIN'in El-Kaide örgütü ile İslami-Cihad örgütü bu amaç için işbirliği halindedir. İslamları bu yöne çeken cesa-retlendiren, adeta özendiren'de Hazreti Muhammed'in zor duruma giren bir muhabere nedeni ile savaşa katılımı sağlamak için çıkardığı "Dini mübin uğruna cihada giden cennetliktir hadisi şerifi olduğu söylenmektedir.Atatürk'ün okuduğu, satırlarının altını çizip, not düştüğü kitaplar arasında LE BON SENS'te vardır. Bu kitap 1928 yılında Dr.Abdullah Cevdet tarafından AKLI SELİM olarak Türkçe'ye çevrilmiştir. Kitabın Fransız yazarı JEAN MESLIER bakınız ne yazıyor. "Tarih bize öğretir'ki: Bütün dinler milletlerin cehaletlerinin yardımı ile, utanmaksızın Tanrı tarafından gönde-rildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis edilmişlerdir.İşte şimdi büyük Türk şairi Nazım Hikmet'in International değeri her zaman var olacak olan veciz dizelerini buraya almanın tam zamanıdır sanırım.

 Ne gökten Nejat geldi;

Ne bir damla merhamet;

Isa, Musa, Muhammed,

Çalışan esirlere

Sade kuru bir dua

Bir tütsü buhur verdi;

Masal cennetlerinin yollarıni gösterdi .

Geliniz buradan hep beraber Tüm dünya aydınlarına, din bilginlerine çağrıda bulunalım. Tüm dinlerdeki köktendinciliğin zehirli çiçeklerini ayıklayıp insanlığın zararına değil, yararına, felaketine değil, selametine sokmağa çalışalım. 12-13 Şubat, 2002 tarihinde İstanbul'da düzenlenen Medeniyetler diyaloğu formunda konuşan 70 İslam konferans örgütü delegesi ile 30 Avrupa Birliği delegesinden her biri son zamalarda dünyanın en büyük korkusu haline gelen TERÖRİZMİ dışlayan, kınayan konuşmalar yaptılar. Kendi ülkelerinin Terörizmin tamamen karşısında olduğunu bildirdiler. Amma bu konuşmacılardan hiçbiri acaba dinlerde terörü cesaretlendirebilecek öğretiler, bölümler varmıdır? Yokmudur? Diye sual etmediler.Oysa'ki: Son terör olaylarında araştırılması gereken can alıcı konu bu olmalıydı. Ben kitabımda, Hristiyan'lık tarihinde din terörü, devlet terörü denecek 5 adet acı ve çarpıcı örnek verdim. Şüphesiz çok daha fazla acı örnekler'de vardır. İslamda ise teröristlerin belki'de yanlış anlıyabilecekleri, yanlış algıyabilecekleri bir hadisi şeriften bahsediyorum. Zora giren bir muharebe nedeni ile Hazreti Muhammet "Dinimübin uğruna cihada giden cennetliktir" Hadisi Şerifiini çıkarmıştır. Son terör faillerinin dinsel inanç ve bağlantısı göz önüne alınırsa bu hadisi şeriften etkilenmediklerini söylemek herhalde mümkün değildir. Avrupa Birliği ve İslam Konferansı örgütü delegeleri ve konuşmacıları bataklığı kurutmak yerine sivrisineklerle uğraşmayı yeğlediler.

İstanbul medeniyetler diyalog toplantısında dünyanın dört tarafından gelen konuşmacılar ikinci gün; Bütün gün boyunca düşman olarak hep ötekini aradılar, durdular; Ne yazık'ki: Bulamadılar. Benden selam olsun arayanlara: Öteki dedikleri yoğurttur yedikleri.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

Yazdığı ( Şeytan Ayetleri ) adlı kitabı yüzünden,İslâm dünyasının tepkilerini üzerine çekip,1989 yılında, İran’ın en büyük Ayetullah’ı Humeyni tarafından ( katli vaciptir ) fetvası yiyerek o günden beri öteki olmanın en acı en kötü sıkıntılarını yaşayan Hint asıllı Müslüman yazar Salman Rüşdî 2007 yılının Mart ayında bakınız ne diyor: ( Eğer bir insan,öteki diye ayırt edilenlere yakından bakmayı becerebilirse ötekinde kendine benzer birçok yan bulur.Ayırımcı olmaktan,ırkçı olmaktan,milliyetçi olmaktan kurtulur.Vazgeçer.Ben de,bir hekim olarak küçük bir ilâve yapmak isterim.Eğer bir insan ötekine yakından bakabilirse, kendinde ötekiyle özdeleşen birçok yan bulur.Fanatik,bağnaz olmaktan,fundamentalist,köktendinci olmaktan vazgeçer.Kurtulur.

İlave: 18.03.2007

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

Öteki dedikleri uzaklarda değil yakınlardadır. Öteki dedikleri dışarlarda değil içerlerdedir. Öteki dedikleri Başkalarında değil kendimizdedir.İstanbul konferansının konu aldığı Medeniyetler çatışmasının Fikir babası Samuel P.Hungtington Harward Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü olup Amerika Birleşik Devletleri'nin dünya politikası ve Amerikan Merkezi Haberalma örgütü C.I.A.'nın politik stratejisinin oluşmasında etkili olan ve hala etkili olmağa devam edegelen önemli bir danışmanıdır. Eğer böyle olmasaydı medeniyetler çatışması adını verdiği kitabı dünyada bu kadar büyük fırtınalar yaratmaz, ciddiyete alınmazdı. Sadece akademik alanda tartışılıp geçilirdi. Oysa dünyadaki yankılar hiç'te böyle görülmüyor. Adeta dünya buna göre yönlendirilmeğe,itilmeğe çalışılıyor

Dr.Hasan HORTO

2006

 

 

 
  Bu bölüm ile ilgili görüş, eleştiri veya ilave edecekleriniz varsa
lütfen " info@demokrasidedevrim.com " adresine iletirseniz memnun olacağım.

 

 

SAYFA BAŞI

  AKSAK ADALET BİLİM ve TABABETZALIM SİYASET