| |
Sayın Orhan Pamuk:
Nobel
ve Orhan
Pamuk
Kara kitabınız için,naçizane bir değerlendirme
yazdım.Kara kitabınızı yeniden basarsanız,bunu da,arka
sayfada,yazmanızı rica ve istirham eder,başarılarınızın
devamını dilerim.
( Orhan Pamuğ'un,hemen hepsini okuduğum
kitaplarındaki,en kuvvetli,en çarpıcı,en güzel
hikâyesi,Kara Kitaptaki,Şehzade Osman Celâleddin
efendinin dilinden yazdığı,ŞEHZADENİN HİKÂYESİ dir.Orhan
Pamuk,Osmanlı saraylarında olanlara bakarak,Osmanlı
şehzadelerinin,şimdiye kadar hiç birimizin
göremediği,kaçınılmaz alın yazılarını görmüş,teşhis
etmiş ve yazmıştır.
Ben,bir hekim olarak bile,neden?,Bunu
düşünemedim,göremedim diye,kendimde eksiklik duyarım.
Sırf,bu hikâyesi ile dahî,Orhan Pamuk,Nobel
Edebiyat Ödülünü hak etmiştir.).
30.Mayıs.2006
Dr.Hasan
Horto
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Orhan Pamuk,bütün
dünyaya, babasının bavulu ile, birçok ünlünün aksine,
ana kuzusu değil,baba kuzusu olduğunu veciz ve leziz bir
üslüpla söyledi.Bunun içinde, dinleyenlerin gözlerini
yaşarttı. Biz'de, yaklaşık bir yıl önce, (
Savaşa karşı
savaşa katılanlar ) yazımızda, ana kuzusu olan dünya
ünlülerini yazdık.
İlave: 06.12.2006
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
10.Aralık.2006 günü,Nobel
ödüllerinin dağıtım töreninde,İsveç Kraliyet Akademisi
daimi sekreteri ve Nobel Komitesi üyesi Horace
Ergdahl,Orhan Pamuğun hemen bütün kitaplarını
tanıttıktan sonra,şöyle dedi. ( Nasıl,Dostovyevski,Sen
Petersburgu,James Joyce Dublini ve Proust,Parisi
edebiyat toprağı haline getirmişse,Orhan Pamuk ta
Istanbulu,dünya edebiyatının merkezi haline
getirdi.Nobel alan kimseye yapılmayan bir jesti de
yaparak,iyi bir şive de yarattığı Türkçesi ile, ( Orhan
Pamuk,sizi İsveç Kıraliyet Akademisi adına,içtenlikle
kutluyorum.Majesteleri İsveç Kıralı XVI ıncı Carl
Gustafın elinden,ödülünüzü almaya davet ediyorum.
Kıral XVI ıncı Carl Gustafın elinden Nobel Diploma ve
madalyasını alan Orhan Pamuk,coşkuyla herkesten fazla
ayakta alkışlandı.
1453 ten beri ilk defa,bir Istanbul,bir Anadolu
çocuğu,Anadolunun,Istanbulun 10.000 yılda
harmanlanan,alaşımlanan kültürünü,bir senfoni orkestrası
gibi,uyumlu bir accord içinde,dünya kültürü ile,birlikte
titretti.Birlikte dinletti.
Ödül töreninde bulunan,Avrupa Birliğinin Dış politika
ve Güvenlikten sorumlu,bir numaralı temsilcisi Javier
Solana,Orhan Pamuk ile buluşup,tanışmak istedi.Ve şu
teklifi getirdi.( Avrupanın dünyadan bağları
kopuyor.Birlikte birşeyler yapalım. ).Orhan Pamuk ta, (
politize olmak istemiyorum.Ama bir kenara yazalım.
) Dedi.
İlave: 11.12.2006
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
( Aklın yolu
birdir.Derler.Akıllar farklı olsalar da,bazen,doğru
yolda birleşirler. ) .Nazım Hikmet yazmağa
başladığında,tutucu çevreler,Bu nasıl Türkçe
dediler.Orhan Veli şiir yazdığında,serbest vezinle alay
ettiler.
Şimdi,ayni aklı paylaşanlar,Orhan Pamuğun,Nobel
Edebiyat Ödülünü alırken,yaptığı,( Babamın bavulundaki )
Türkçeyi eleştiriyorlar.
Nasıl ki:Nazım Hikmeti eleştiren,Orhan Veli ile alay
edenler,yok olup gittiler se,bugün de Orhan Pamuğun
Türkçesini eleştirenler,eskilerle ayni kaderi
paylaşacaklar.
İlave:
14.12.2006
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
|
|