AKSAK ADALET BİLİM ve TABABETZALIM SİYASET
   

Dr.Hasan Horto Biyografi

 
 
 

 

 

İNSAN KOPYALAMA TEKNİĞİ , CLONING

 

Bir kültür hizmeti sunmak amacında olan sitemizde, KOPYALAMA VE KOPYALANMA konusunu,bugünkü bilgilerimizin ışığında beş ayrı yazımızda incelenmeğe çalışıyoruz.

 

 

1 - İNSAN KOPYALAMA TEKNİĞİ,

 

2 - ATATÜRK KOPYALANABİLİR Mİ ?,

 

3 - ÜLKEMİZDE VE DÜNYADA İNSAN KOPYALAMANIN ÖNEMİ,

 

4 - UYGARLIK AŞAMALARI,

 

5 - Kopyalanmanın insan hakları kapsamına alınması için AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE açtığımız dava. Bu beş yazıdan ilk dördü sitemizin BİLİM VE TABABET ana bölümünde,beşincisi ise sitemizin AKSAK ADALET ana bölümünde bulunmaktadır.


 

Tedavisi imkânsız hastalığı olan insanlar için çok önemli olan bir diğer konu HYPOYHERMİE=DONMA, ONDURULMA ve bu yolla ölmeden muhafaza edilip saklanma ise,yine BİLİM VE TABABET ana bölümümüzde YEDİ UYURLARIN SIRLARI yazısında bulunmaktadır. Lütfen bu sayfalarımızı da açıp insan için çok önemli olan bu konuları sizde inceleyiniz.uyarılarınız,eleştirileriniz,katkılarınız olursa memnuniyetle sayfalarımıza koyarız. Bizim elimize bu konularda yeni gelişmeler, yeni bilgiler geçtikçe sitemizdeki ilgili bölümlere katacağız.

İnsanlar erkeklerde mevcut SPERM Hücreleri ile kadınlar-da mevcut yumurta hücresinin birleşmesinden ürer. Sperm ve yumurta hücreleri’de diğer insan hücreleri gibi 1. Hücre zarı 2. Protoplasma, 3. Nukleus’tan

 

 

(Çekirdek) oluşur.

 

 

Sperm hücresinde ise bu üç kısma ilaveten yumurtaya erişebilmesi için hızlı hareket sağlayan kuvvetli ve uzunca, bir de kuyruk bulunur. Yumurta ve spermlerin çekirdek denilen Nukleus’larında karakterleri belirleyen Kromozom, Gen ve DNA’lar bulunur. Sperm ve Yumurta birleşince gerek yumurta ve gerekse spermdeki çekirdekler birleştiğinden DNA ve genler sayesinde hem ana karakteri hem’de baba karakterleri yavruya geçer; Yani yavru bazı yanları ile anaya, bazı yanları ile babaya benzer. Normal yoldan üremelerde ve de tüp bebek uygulamalarında bu aynen böyledir. KLONLAMA denilen KOPYALAMA TEKNİĞİ’nde ise durum farklıdır. Yirminci yüzyılın sonlarında insanoğlunun yoğun emek ve beyin gücü ile geliştirdiği teknoloji hücrenin çekirdeğini dolaysı ile kromozom, gen ve DNA sını çıkarmak, boşaltmak ve çıkarılan bu gen ve DNA ları başka hücrelere aşılamak olanağını sağlamış bulunmaktadır. Yumurta hücresinin çekirdeği, genleri, DNA ları Mikro-injection tekniği ile çıkartılır. Böylece yumurta genetik bakımından nötr hale getirilir. Yani anadan geçmesi gereken kromozomlar, genler, DNA lar çıkarıldığından yavruya ananın huyları karakterleri geçmez. Kopyalanması istenilen kişiden alınan herhangibir hücreden aynı teknikle çekirdek, gen DNA lar çıkarılır. Çıkarılan bu DNA lar çok ince Mikroskopik iğne anlamına gelen Mikro-Injection tekniği ile çekirdeği boşaltıolmış genetik bakımından nötr hale getirilmiş yumurtaya enjekte edilir. Bu enjeksiyon tamamlandığında tıpkı spermlerle birleşmede olduğu gibi bölünmeye başlar. Birkaç bölünmeden sonra oluşan hücre kümesine EMBRYO yani cenin in başlangıcı denilir.

 

Stem Cell=Kök hücreleri kümesi üretimi

1.Alzheimar hastalığı tedavisi
2,Parkinson hastalığı tedavisi
3.Şeker hastalığı tedavisi

4 lü veya 8 li hücre bir ana rahmin yerleştirilirse bölünmeye başlar, rahimde bir yere tutunur, orada placenta dediğimiz anneden beslenmeyi sağlayan son oluşur ve gelişme devam ederek sırasıyla Embryo cenin ve anne karnındaki yavru gelişir. Belli bir zaman aralığından sonra doğum gerçekleştiğinde, doğan yavru DNA’sı alınıp yumurtaya enjekte edilen kişinin tam manası ile tıp a tıp kopyasıdır. Yani sadece o kişinin karakterlerini taşır; Çünkü yumurtanın
çekirdeği dolaysı ile DNA’SI boşaltıldığından yumurtayı veren annenin karakterlerini, benzerliklerini hiç taşımaz. Doğal yoldan üremede ve tüp bebek üremesinde doğan yavru anne ve babanın bileşimidir. KOPYALAMA da ise doğacak yavru sadece DNA sı yumurtaya enjekte edilen kişinin kendisidir. Ana karakteri hiç taşımaz. Cenin ve yavruyu rahminde muhafaza edip büyüten kişi ise yumurtayı veren kadın olabildiği gibi bu iş
için kiralanmış başka bir kadın da olabilir. Embryo hangi kadının rahmine yerleştirilirse orada gelişir ve büyür. Şimdiye kadar hayvanlarda özellikle koyunlarda başarı ile uygulanmış kopyalamadan saağlıklı yavrular elde edilmiştir. İskoçya’da doğan DOLLY bunun ilk örneğidir. Kopyalamanın insana uygulanması ise dünyanın hiçbir ülkesinde din kurumlarından kilise’den vede kanunlardan henüz onay almış değildir.

Özellikle kiliseler buna karşı çıkmaktadır. Fakat krokide gösterildiği gibi laboratuvarlarda aynı teknikle stein cell (Kök hücreleri üretimi) ve bunların hastalıkların tedavisinde kullanılması serbesttir. Bu kök hücreleri Eizelheimer hastaları ve Parkinson hastalarının beyinlerine enjekte edilerek tedavi edici olumlu sonuçlar alınmıştır. Aynı metodla bu hücreler Pankreas’ta insuline imal eden LANGHERHANS hücrelerinin yanına enjekte edilerek şeker hastalarının ilaçsız tedavisini sağlayabilmektedir. Bu konulardaki araştırmalar umutla beklenilmektedir

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

Dünyada gen tedavileri özellikle diğer tedavilere cevap vermeyen ilerlemiş kanser vakaları için uygulanıyor.Örneğin 7-8 yıl evvel bulunan P 53 geninin kanser hücrelerinin üremesini durdurduğu,tümörü geriletip küçülttüğü saptandı. Hiristiyan kiliselerinin etkili olduğu Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkelerinde insan kopyalamaya ve gen tedavilerine kilisenin etkisi ile sıcak bakılmadığından,hatta bazı ülkelerde yasaklandığından bu çalışmalar kiliselerin hakim olmadığı Asya ülkelerinde özellikle Çin de ve Güney Kore de yapılmaktadır.Örneğin P 53 gen tedavisi, Çin de 2003 yılından beri geniş şekilde uygulanmaktadır.Çin’in büyük hastanelerinde P 53 gen tedavi merkezleri kurulmuştur.Bu merkezlerde P 53 geni direkt injeksiyon ile ya tümörün içine,yada serum içine konularak IV infusyon ile damar içine verilmektedir.Tedavi haftada bir seans ve kürler halinde uygulanmaktadır. Tedavi süresi ortalama 6 haftadır. Her seans için 450 dolar alınmaktadır.Büyük Çin hastaneleri ülkenin her tarafında teşkilâtlanmış olup dünyanın her yanından ,bu arada ülkemizde de hasta çekmektedir.Özellikle Pekin de çok büyük bir hastane bizim mutfağımıza ve bizim usullerimize göre organize olmuştur.Tedavi sonuçlarının da iyi olduğu söylenmektedir.

İleride bu konularda elimize bilgiler ulaştıkça yine bu sayfalarda duyurulmağa çalışılacaktır.

 

İlave: 30 Mayıs .2007 )

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

Doğmak,yaşamak gibi,üremek te,yalnız insan oğlunun değil,her canlı varlığın en temel üç hakkından biridir.Gelin görün ki:cinsel organları ile üreme şansı olmayan insanlara dahi,yasalar,inançlar,yerleşmiş gelenekler,insana kendi kendini kopyalatarak üreme hakkı tanımıyor.

Dr.Hasan HORTO

12.Mayıs.2000

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

Kiliseler,embryo-kök hücre araştırmalarını ve özellikle insan kopyalamayı ( Tanrının işine karışmak olmaz Günahtır. ) gerekçesi ile yasaklıyorlar.Tıpkı geçmişte ve tarihte,dünyanın döndüğünü ispatlayan Galileo Galilei’yi yasaklayıp,ölüm cezasına çarptırdıkları gibi.Ama,ceza ne kadar ağır olursa olsun,bilim yasak dinlemez.Eskiden dinlemedi.Şimdi de dinlemiyor.Gelecekte de dinlemeyecek.Nitekim,bugün,halkı sefalet içinde yüzen,bazı Orta-Doğu Arap ülkelerindeki, Karun’dan da zengin,bol paralı Arap şeyhleri,kendilerinin kopyalanmasına merak sardılar. Zahmetsizce petrolden sağladıkları dolarları bastılar. İtalya’daki,araştırmacı hekim, Dr.Severino Antinori'de, onları kopyaladı.

  

Yasalara eleştiri. Kili- seye başkaldırı. İşte Dr.Severino Antoniori ve kopya bebek

3 yıl evvel ve daha sonra doğan kopya bebekler,şimdi çocukluk dönemlerini yaşıyorlar.Biraz büyüdüklerinde,onlar hakkındaki bilgiler, dünyaya yayılacak sanırız.

Aslında,kopyalama yolu ile erkeklerden üretilen bebekler,öz-annesi olmayan bebeklerdir.Yine kopyalama yolu ile kadınlardan üretilen bebekler öz-babası olmayan bebeklerdir.Öz-annesi olmayan bebekle,Öz-babası olmayan bebek deyimlerini,yeni teknolojinin getirdiği metodlarla üretilen bebekleri tanımlamak üzere,Türkçemizde ilk defa biz ürettik.

Erkeklerden kopyalanan bebekler,öz-annesi hiç olmamış ve öz_annesi hiç olmayacak Oğlanlar,kadınlardan kopyalanan bebekler ise öz-babası hiç olmamış ve öz-babası hiç olmayacak kızlardır. Bugün dünyada kaçak sürdürülmek zorunda bırakılan İNSAN KOPYALAMA ve Embriyo hücreleri kullanılarak yürütülen DOKU ÜRETME ile ORGAN TAMİRİ ve ORGAN NAKLİ çalışmaları

 

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

     Uzun bir suskunluktan sonra nihayet Dr. Severino Antoniori meslektaşımızdan ses geldi. Buna çok sevindik ve aynen yayınlıyoruz. Bundan sonra da bilgilerin geleceğini umutla bekliyoruz. Bilgiler geldikçe bu sayfalarda ve bu satırlarda sizlere gene aktaracağız.

Dr. Hasan Horto, 8 Mart,2009

 

‘Klon bebekler dokuz yaşında’

İtalyan doktor Severino Antinori, 2000 yılında klonladığı ikisi erkek biri kız 3 bebeğin Doğu Avrupa’da bir şehirde aileleriyle birlikte yaşadıklarını açıkladı

Klonlanmış bebekler var ve şimdi dokuz yaşındal

İnsanın genetik kopyalanması yöntemiyle ilk uğraşan İtalyan doktor Severino Antinori klonlama yönetimyle üç bebeği dünyaya getirdiklerini, bunların dokuz yaşında olduğunu ve Doğu Avrupa’da yaşadıklarını söyledi

 

Üç kolon insan var ve Doğu Avrupa'da yaşıyorlar

İnsan klonlamaya yasak getirilmişti. Ama tüp bebek uzmanı ünlü doktor şok bir açıklama yaptı. Doktor, klonlama (genetik kopyalama) yöntemiyle 3 bebeği dünyaya getirdiklerini, bunların 9 yaşında olduklarını ve Doğu Avrupa'da yaşadıklarını söyledi.


Dünyada kopya insan yöntemiyle uğraşan ilk doktor olarak tanınan İtalyan Severino Antinori, klonlama (genetik kopyalama) yöntemiyle 3 bebeği dünyaya getirdiklerini, bunların 9 yaşında olduğunu ve Doğu Avrupa'da yaşadıklarını söyledi.


Antinori, İtalya'da yayımlanan Oggi dergisinin yarın yayımlanacak sayısındaki demecinde, “İnsan klonlama tekniğiyle 3 çocuğun doğmasına yardımcı oldum. İkisi erkek, biri kız ve bugün 9 yaşındalar. Sağlıklı doğdular ve şu anki sağlık durumları da çok iyi” ifadesini kullandı

 

 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Hiç şüphemiz olmasın,yasaları da kiliseleri de zorlayacaklar,ve dünyada yaygınlaşacak-lardır. Teknoloji ve bilimin bu kaçınılmaz zaferi,kısa sürede ülkemize de gelecektir.İşte o zaman, bizim bugün internet sitemizde ürettiğimiz ÖZ-ANNESİ HİÇ OLMAMIŞ OĞLAN ÇOCUKLARI ile ÖZ-BABASI HİÇ OLMAMIŞ KIZ ÇOCUKLARI deyimlerimiz Bilim ve Teknoloji diline girecektir. Umudumuz ve dileğimiz odur ki: Bu ileri teknolojik ve bilimsel çalışmalara BİZİM BİLİM İNSANLARIMIZ ÖNCÜLÜK ETSİN.İnsan kopyalama ve özellikle embryo-kök hücre araştırmaları, yalnız Dr.Severino Antinori ile sınırlı kalmadı. Dünyanın çeşitli yerlerinde, kaçak olarak devam edip gidiyor. Çünkü: Yasaklar onlara başka yol tanımıyor. Oysa ki: özellikle embryo-kök hücre çalışmaları ile elde edilen,üretilen yeni dokular ile,insan hayatını tehdit eden,tedavisi imkânsız gibi görünen birçok amansız hastalıklar tedavi edilebiliyor. Düzeltilebiliyor. Bizde, bilimin önündeki bu amansız ve manasız engelin önlenmesi için,karınca kararınca yardımcı olmak  istedik. web sitemizin, Aksak Adalet ana bölümünde (İnsan Hakları Mahkemesi yüksek Katına) başlıklı yazımızda hem neden dolayı insan kopyalama tekniğinin bazı özürlü insanlar için tek üreme yolu olduğunu yazdık. Hem,ayni zamanda,İnsan kopyalanma hakkının insan hakları kapsamına alınması için, İnsan Hakları Mahkemesi ne dava açtık. Aradan 2 yıl geçmiş olmasına rağmen henüz yüksek mahkemeden olumlu ya'da olumsuz bir yanıt almış değiliz. Alınca gene bu satırlarda yayınlayacağız.

 

İlave: 04.Mart.2007

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

Kuruluşun dan beri 10.000 yıldır karışıp,harmanlanan,alaşımlaşan Anadolu kültürünü öne çıkararak,ANADOLU KÜLTÜR BİRLİĞİ ve ANADOLU KÜLTÜR KARDEŞLİĞİ yaratma çabasındaki demokrasidedevrim.com sitemizde,zaman zaman kültür ile ilgili,kültür jimnastiği yaptıran anket soruları düzenlenir.Ve her kesimden insana sorulur.İlk üretilen soru BİLGİ üzerine idi.Bu anketten alınan sonuçları sitemizin Bilim ve Tababet ana bölümünde,uygarlık aşamaları yazımız ile Politika ve Askerlik yazımızda yayınlamış bulunuyoruz.

İkinci olarak hazırlanan anket sorusu aynen şöyledir. ( Bilimsel-Biyolojik açıdan siz,hiç öz-anası olmamış ve öz-anası hiç olmayacak çocuklar gördünüz mü ?

Duydunuz mu ? Düşünebiliyor musunuz ?

Anket sorusunu yakın çevreme ve her gün devamlı gittiğim Levent Güzelleştirme derneği lokalindeki arkadaşlarıma sordum.Benim yakın çevremde,çoğu emekli doktorlar,mühendisler,avukatlar,emekli generaller,emekli albaylar,emekli valiler,kaymakamlar,emekli öğretmenler,iş adamları vardır.Soruyu birkaç kez tekrar ederek,düşünmek için yeterli zamanları olduğunu,acele etmemelerini her türlü kaynaktan yararlanabileceklerini söyledim.Aradan uzunca bir zaman geçmiş olmasına rağmen olumlu ve doğru yanıt verilemedi.

11 Mart,2007 günü eşim Nergis hanım ile çok yakın kıymetli arkadaşım elektirik mühendisi Kadrettin Ayyıldız’ın doğum yıldönümü idi.Eşi Işın hanım bizleri evinde topladı.Ayni soruyu arkadaşım Kadrettin Ayyıldıza da tekrarladım. ( Bilimsel-Biyolojik açıdan,Siz hiç,öz-annesi olmamış ve öz-annesi olmayacak bebekler gördünüz mü ?.

Duydunuz mu? Düşünebiliyormusunuz ?).Arkadaşım Kadrettin Klonlama,kopyalama ile ilgili olmasın.Dedi.Elektirik mühendisliği Biyoloji sorusunu hemen yakalayabilmişti.Az sonra arkadaşımın oğlu Cüneyt Remzi Kitabevinden aldığı,içinde iki kitap sarılı bir paket ile babasının doğum gününü kutlamağa geldi.Kitaplara bakılır dedik. Ve hemen açtık.Kitaplardan biri büyük bir atlas niteliğinde idi.İçinde,yazılardan daha çok makine çizim ve resimleri vardı.Bu,beni pek sarmaz. Dedim.Cüneyt babam mühendis olduğu için özellikle seçtim.Dedi.Yüzyıllar önce Leonardo de Vinci çizmiş ve yazmıştı kitabı.İçinde uçak resmi bile var.Dediler.

İkinci kitap,ilgimi çok çekti ve beni heyecanlandırdı.İletişim yayınları Orhan Pamuğ’un,10 Aralık,2006 günü Nobel ödülleri dağıtılırken yaptığı enfes konuşmayı kitap haline getirip basmıştı.Ben hemen söze karışıp,bu konuşmayı başından sonuna kadar büyük bir haz ve büyük bir zevkle dinledim.Çeşitli kaynaklardan da okudum.Dedim.30 Mayıs,2006 günü,yani Orhan Pamuk Nobel’e aday olmadan 6 ay önce yazdığım,Zalim Siyaset Ana bölümümüzdeki ORHAN PAMUK ve NOBEL başlıklı yazımıza da bu veciz konuşma hakkında övgüler koydum.Aslında ORHAN PAMUK ve NOBEL yazımızda ben,Orhan Pamuğ’un Nobel’e seçilişinden 6 ay önce,

( Orhan pamuk, sırf Kara Kitabındaki Şehzade Celâleddin efendinin Hikâyesi adlı yazısı ile bile NOBEL’i hak etmiştir. ) Diye yazmıştım. 10 Aralık,2006 günü,Orhan Pamuk ve Nobel yazısına koyduğum övgüyü aynen buraya alıyorum.

( 1453 tenberi, ilk defa, bir İstanbul,bir Anadolu çocuğu,Anadolu’nun 10.000 yılda harmanlanıp,alaşımlaşan kültürünü,bir senfoni orkestrası gibi,uyumlu bir accord içinde,dünya kültürü ile birlikte titretti.Birlikte dinletti.Ve dinleyen herkesin gözlerini yaşarttı. ).

İşte gene açıkça görüldüğü gibi,bu topraklarda nereye el atsan,nereyi karıştırsan,nereyi eşelesen 10.000 yıla uzanan ANADOLU KÜLTÜRÜ fışkırıyor.Anadolu kültürü bu topraklardan gelip geçen,bu topraklarda yaşamış ve bu topraklarda yaşayan kültürlerin toplamı,kültürlerin harmanıdır.Ve de,Anadolu kültürü, bu topraklarda yaşamış,bu topraklarda yaşayan insanların ortak malıdır.

İyi bir sanayici ve tüccar olan komşum Muharrem Cömert ile ben,hemen her sabah,Etiler Huzur evinin geniş ve temiz bahçesinde birlikte yürüyüş yaparız.Komşum Muharrem Cömert değişik sosyal ilişkileri ve zevkleri olan olgun bir kişidir.Ayni zamanda İstanbul Mason Localarında Üstadı muhterem seviyesine yükselmiş bir Mason üstadıdır.

Birkaç gün önce,bir sabah vakti ayni anket sorusunu ona da yönelttim.

( Bilimsel-Biyolojik açıdan siz,hiç öz-anası olmamış ve hiç öz-anası olmayacak çocuklar gördünüz mü ? Duydunuz mu ? Düşünebiliyormusunuz ?

Soruyu komşum düşünürken,elinde faraj ve süpürgesi ile ağaçlardan düşen yaprakları toplayan Etiler Huzur evinin temizlik işçisi Mehmet Dal, kulak misafiri oldu ve soruyu duydu.Komşum soruyu düşünedursun,Mehmet Dal, hemen cevabı yapıştırdı. KOPYA BEBEKLER .

Mehmet Dal’a, evde bilgisayar,internet var mı? Diye sordum.

Var dedi. ( Ekmeksiz,yemeksiz ederim ama,onlarsız edemem ).Diye ilâve etti,Etiler Huzur Evi temizlik işçisi Mehmet Dal.

 

 

 

10.000 yıllık Anadolu Kültürünün bir parçası GaziAntep’in Kilis ilçesinden,Etiler huzur Evi Temizlik işçisi Mehmet Dal

Okul durumunu sorduğumda,( Ben okur yazarım ) Dedi Mehmet Dal.Aslen 1959 doğumlu ama,babası yatılı okula aldırsın diye 1957 doğumlu yazdırmış nüfus kâğıdına.Ana anası çocuğu evden uzaklaştırmak için mi yatılı okula yazdırıyorsunuz diye sual edince,okul durumu yatmış. Ve hiç okula gitmemiş.

 

İlave: 12.03.2007

 

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
  Bu bölüm ile ilgili görüş, eleştiri veya ilave edecekleriniz varsa
lütfen " info@demokrasidedevrim.com " adresine iletirseniz memnun olacağım.

 

 

SAYFA BAŞI

 

 

 

 

  AKSAK ADALET BİLİM ve TABABETZALIM SİYASET