| |
İNSAN KOPYALAMA TEKNİĞİ ,
CLONING
Bir kültür hizmeti sunmak amacında olan sitemizde,
KOPYALAMA VE KOPYALANMA konusunu,bugünkü bilgilerimizin
ışığında beş ayrı yazımızda incelenmeğe çalışıyoruz.
1 - İNSAN KOPYALAMA
TEKNİĞİ,
2 - ATATÜRK
KOPYALANABİLİR Mİ ?,
3 - ÜLKEMİZDE VE
DÜNYADA İNSAN KOPYALAMANIN ÖNEMİ,
4 - UYGARLIK
AŞAMALARI,
5 - Kopyalanmanın insan hakları kapsamına alınması için
AVRUPA İNSAN HAKLARI
MAHKEMESİNE açtığımız dava. Bu beş yazıdan ilk dördü
sitemizin BİLİM VE TABABET ana bölümünde,beşincisi ise
sitemizin AKSAK ADALET ana bölümünde bulunmaktadır.
Tedavisi imkânsız hastalığı olan insanlar için çok
önemli olan bir diğer konu HYPOYHERMİE=DONMA, ONDURULMA
ve bu yolla ölmeden muhafaza edilip saklanma ise,yine
BİLİM VE TABABET ana bölümümüzde YEDİ UYURLARIN SIRLARI
yazısında bulunmaktadır. Lütfen bu sayfalarımızı da açıp
insan için çok önemli olan bu konuları sizde
inceleyiniz.uyarılarınız,eleştirileriniz,katkılarınız
olursa memnuniyetle sayfalarımıza koyarız. Bizim elimize
bu konularda yeni gelişmeler, yeni bilgiler geçtikçe
sitemizdeki ilgili bölümlere katacağız.
İnsanlar erkeklerde mevcut SPERM Hücreleri ile
kadınlar-da mevcut yumurta hücresinin birleşmesinden
ürer. Sperm ve yumurta hücreleride diğer insan
hücreleri gibi 1. Hücre zarı 2. Protoplasma, 3.
Nukleustan
(Çekirdek) oluşur.
|
 |
|
Sperm hücresinde ise bu üç kısma ilaveten yumurtaya
erişebilmesi için hızlı hareket sağlayan kuvvetli ve
uzunca, bir de kuyruk bulunur. Yumurta ve spermlerin
çekirdek denilen Nukleuslarında karakterleri belirleyen
Kromozom, Gen ve
DNAlar bulunur. Sperm ve Yumurta
birleşince gerek yumurta ve gerekse spermdeki
çekirdekler birleştiğinden DNA ve genler sayesinde hem
ana karakteri hemde baba karakterleri yavruya geçer;
Yani yavru bazı yanları ile anaya, bazı yanları ile
babaya benzer. Normal yoldan üremelerde ve de tüp bebek
uygulamalarında bu aynen böyledir. KLONLAMA denilen
KOPYALAMA TEKNİĞİnde ise durum farklıdır. Yirminci
yüzyılın sonlarında insanoğlunun yoğun emek ve beyin
gücü ile geliştirdiği teknoloji hücrenin çekirdeğini
dolaysı ile kromozom, gen ve DNA sını çıkarmak,
boşaltmak ve çıkarılan bu gen ve DNA ları başka
hücrelere aşılamak olanağını sağlamış bulunmaktadır.
Yumurta hücresinin çekirdeği, genleri, DNA ları Mikro-injection
tekniği ile çıkartılır. Böylece yumurta genetik
bakımından nötr hale getirilir. Yani anadan geçmesi
gereken kromozomlar, genler, DNA lar çıkarıldığından
yavruya ananın huyları karakterleri geçmez. Kopyalanması
istenilen kişiden alınan herhangibir hücreden aynı
teknikle çekirdek, gen DNA lar çıkarılır. Çıkarılan bu
DNA lar çok ince Mikroskopik iğne anlamına gelen Mikro-Injection
tekniği ile çekirdeği boşaltıolmış genetik bakımından
nötr hale getirilmiş yumurtaya enjekte edilir. Bu
enjeksiyon tamamlandığında tıpkı spermlerle birleşmede
olduğu gibi bölünmeye başlar. Birkaç bölünmeden sonra
oluşan hücre kümesine EMBRYO yani cenin in başlangıcı
denilir.
 |
|
Stem Cell=Kök hücreleri kümesi üretimi
1.Alzheimar hastalığı tedavisi
2,Parkinson hastalığı tedavisi
3.Şeker hastalığı
tedavisi
4 lü veya 8 li hücre bir ana rahmin yerleştirilirse
bölünmeye başlar, rahimde bir yere tutunur, orada
placenta dediğimiz anneden beslenmeyi sağlayan son
oluşur ve gelişme devam ederek sırasıyla Embryo cenin ve
anne karnındaki yavru gelişir. Belli bir zaman
aralığından sonra doğum gerçekleştiğinde, doğan yavru
DNAsı alınıp yumurtaya enjekte edilen kişinin tam
manası ile tıp a tıp kopyasıdır. Yani sadece o kişinin
karakterlerini taşır; Çünkü yumurtanın
çekirdeği dolaysı ile DNASI boşaltıldığından yumurtayı
veren annenin karakterlerini, benzerliklerini hiç
taşımaz. Doğal yoldan üremede ve tüp bebek üremesinde
doğan yavru anne ve babanın bileşimidir. KOPYALAMA da
ise doğacak yavru sadece DNA sı yumurtaya enjekte edilen
kişinin kendisidir. Ana karakteri hiç taşımaz. Cenin ve
yavruyu rahminde muhafaza edip büyüten kişi ise
yumurtayı veren kadın olabildiği gibi bu iş
için kiralanmış başka bir kadın da olabilir. Embryo
hangi kadının rahmine yerleştirilirse orada gelişir ve
büyür. Şimdiye kadar hayvanlarda özellikle koyunlarda
başarı ile uygulanmış kopyalamadan saağlıklı yavrular
elde edilmiştir. İskoçyada doğan DOLLY bunun ilk
örneğidir. Kopyalamanın insana uygulanması ise dünyanın
hiçbir ülkesinde din kurumlarından kiliseden vede
kanunlardan henüz onay almış değildir.
Özellikle kiliseler buna karşı çıkmaktadır. Fakat
krokide gösterildiği gibi laboratuvarlarda aynı teknikle
stein cell (Kök hücreleri üretimi) ve bunların
hastalıkların tedavisinde kullanılması serbesttir. Bu
kök hücreleri Eizelheimer hastaları ve Parkinson
hastalarının beyinlerine enjekte edilerek tedavi edici
olumlu sonuçlar alınmıştır. Aynı metodla bu hücreler
Pankreasta insuline imal eden LANGHERHANS hücrelerinin
yanına enjekte edilerek şeker hastalarının ilaçsız
tedavisini sağlayabilmektedir. Bu konulardaki
araştırmalar umutla beklenilmektedir
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
Dünyada gen tedavileri özellikle diğer tedavilere cevap
vermeyen ilerlemiş kanser vakaları için
uygulanıyor.Örneğin 7-8 yıl evvel bulunan P 53 geninin
kanser hücrelerinin üremesini durdurduğu,tümörü
geriletip küçülttüğü saptandı. Hiristiyan kiliselerinin
etkili olduğu Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa
ülkelerinde insan kopyalamaya ve gen tedavilerine
kilisenin etkisi ile sıcak bakılmadığından,hatta bazı
ülkelerde yasaklandığından bu çalışmalar kiliselerin
hakim olmadığı Asya ülkelerinde özellikle Çin de ve
Güney Kore de yapılmaktadır.Örneğin P 53 gen tedavisi,
Çin de 2003 yılından beri geniş şekilde
uygulanmaktadır.Çinin büyük hastanelerinde P 53 gen
tedavi merkezleri kurulmuştur.Bu merkezlerde P 53 geni
direkt injeksiyon ile ya tümörün içine,yada serum içine
konularak IV infusyon ile damar içine
verilmektedir.Tedavi haftada bir seans ve kürler halinde
uygulanmaktadır. Tedavi süresi ortalama 6 haftadır. Her
seans için 450 dolar alınmaktadır.Büyük Çin hastaneleri
ülkenin her tarafında teşkilâtlanmış olup dünyanın her
yanından ,bu arada ülkemizde de hasta
çekmektedir.Özellikle Pekin de çok büyük bir hastane
bizim mutfağımıza ve bizim usullerimize göre organize
olmuştur.Tedavi sonuçlarının da iyi olduğu
söylenmektedir.
İleride bu konularda elimize bilgiler ulaştıkça yine bu
sayfalarda duyurulmağa çalışılacaktır.
İlave:
30 Mayıs .2007 )
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
Doğmak,yaşamak gibi,üremek te,yalnız insan oğlunun
değil,her canlı varlığın en temel üç hakkından
biridir.Gelin görün ki:cinsel organları ile üreme şansı
olmayan insanlara dahi,yasalar,inançlar,yerleşmiş
gelenekler,insana kendi kendini kopyalatarak üreme hakkı
tanımıyor.
Dr.Hasan HORTO
12.Mayıs.2000
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
Kiliseler,embryo-kök
hücre
araştırmalarını ve
özellikle insan
kopyalamayı (
Tanrının işine
karışmak olmaz
Günahtır. )
gerekçesi ile
yasaklıyorlar.Tıpkı
geçmişte ve
tarihte,dünyanın
döndüğünü ispatlayan
Galileo Galileiyi
yasaklayıp,ölüm
cezasına
çarptırdıkları
gibi.Ama,ceza ne
kadar ağır olursa
olsun,bilim yasak
dinlemez.Eskiden
dinlemedi.Şimdi de
dinlemiyor.Gelecekte
de
dinlemeyecek.Nitekim,bugün,halkı
sefalet içinde
yüzen,bazı Orta-Doğu
Arap ülkelerindeki,
Karundan da
zengin,bol paralı
Arap
şeyhleri,kendilerinin
kopyalanmasına merak
sardılar.
Zahmetsizce
petrolden
sağladıkları
dolarları bastılar.
İtalyadaki,araştırmacı
hekim, Dr.Severino
Antinori'de, onları
kopyaladı.
|

Yasalara
eleştiri. Kili- seye
başkaldırı. İşte
Dr.Severino
Antoniori ve kopya
bebek |
3 yıl evvel ve daha
sonra doğan kopya
bebekler,şimdi
çocukluk dönemlerini
yaşıyorlar.Biraz
büyüdüklerinde,onlar
hakkındaki bilgiler,
dünyaya yayılacak
sanırız.
Aslında,kopyalama
yolu ile erkeklerden
üretilen
bebekler,öz-annesi
olmayan
bebeklerdir.Yine
kopyalama yolu ile
kadınlardan üretilen
bebekler öz-babası
olmayan
bebeklerdir.Öz-annesi
olmayan
bebekle,Öz-babası
olmayan bebek
deyimlerini,yeni
teknolojinin
getirdiği metodlarla
üretilen bebekleri
tanımlamak
üzere,Türkçemizde
ilk defa biz ürettik.
Erkeklerden
kopyalanan
bebekler,öz-annesi
hiç olmamış ve
öz_annesi hiç
olmayacak
Oğlanlar,kadınlardan
kopyalanan bebekler
ise öz-babası hiç
olmamış ve öz-babası
hiç olmayacak
kızlardır. Bugün
dünyada kaçak
sürdürülmek zorunda
bırakılan İNSAN
KOPYALAMA ve Embriyo
hücreleri
kullanılarak
yürütülen DOKU
ÜRETME ile ORGAN
TAMİRİ ve ORGAN
NAKLİ çalışmaları
|
hiç şüphemiz
olmasın,yasaları da
kiliseleri de
zorlayacaklar,ve
dünyada
yaygınlaşacak-lardır.
Teknoloji ve bilimin
bu kaçınılmaz
zaferi,kısa sürede
ülkemize de
gelecektir.İşte o
zaman, bizim bugün
internet sitemizde
ürettiğimiz
ÖZ-ANNESİ HİÇ
OLMAMIŞ OĞLAN
ÇOCUKLARI ile
ÖZ-BABASI HİÇ
OLMAMIŞ KIZ
ÇOCUKLARI
deyimlerimiz Bilim
ve Teknoloji diline
girecektir. Umudumuz
ve dileğimiz odur ki:
Bu ileri teknolojik
ve bilimsel
çalışmalara BİZİM
BİLİM İNSANLARIMIZ
ÖNCÜLÜK ETSİN.İnsan
kopyalama ve
özellikle embryo-kök
hücre araştırmaları,
yalnız Dr.Severino
Antinori ile sınırlı
kalmadı. Dünyanın
çeşitli yerlerinde,
kaçak olarak devam
edip gidiyor. Çünkü:
Yasaklar onlara
başka yol tanımıyor.
Oysa ki: özellikle
embryo-kök hücre
çalışmaları ile elde
edilen,üretilen yeni
dokular ile,insan
hayatını tehdit
eden,tedavisi
imkânsız gibi
görünen birçok
amansız hastalıklar
tedavi edilebiliyor.
Düzeltilebiliyor.
Bizde, bilimin
önündeki bu amansız
ve manasız engelin
önlenmesi
için,karınca
kararınca yardımcı
olmak istedik.
web sitemizin, Aksak
Adalet ana bölümünde
(İnsan
Hakları Mahkemesi
yüksek Katına)
başlıklı yazımızda
hem neden dolayı
insan kopyalama
tekniğinin bazı
özürlü insanlar için
tek üreme yolu
olduğunu yazdık.
Hem,ayni
zamanda,İnsan
kopyalanma hakkının
insan hakları
kapsamına alınması
için,
İnsan Hakları
Mahkemesi
ne dava açtık.
Aradan 2 yıl geçmiş
olmasına rağmen
henüz yüksek
mahkemeden olumlu
ya'da olumsuz bir
yanıt almış değiliz.
Alınca gene bu
satırlarda
yayınlayacağız.
İlave: 04.Mart.2007
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
Kuruluşun dan beri 10.000 yıldır
karışıp,harmanlanan,alaşımlaşan Anadolu kültürünü öne
çıkararak,ANADOLU KÜLTÜR BİRLİĞİ ve ANADOLU KÜLTÜR
KARDEŞLİĞİ yaratma çabasındaki demokrasidedevrim.com
sitemizde,zaman zaman kültür ile ilgili,kültür
jimnastiği yaptıran anket soruları düzenlenir.Ve her
kesimden insana sorulur.İlk üretilen soru BİLGİ üzerine
idi.Bu anketten alınan sonuçları sitemizin Bilim ve
Tababet ana bölümünde,uygarlık
aşamaları yazımız ile
Politika ve Askerlik yazımızda yayınlamış
bulunuyoruz.
İkinci
olarak hazırlanan anket sorusu aynen şöyledir. (
Bilimsel-Biyolojik açıdan siz,hiç öz-anası olmamış ve
öz-anası hiç olmayacak çocuklar gördünüz mü ?
Duydunuz mu ? Düşünebiliyor musunuz ?
Anket
sorusunu yakın çevreme ve her gün devamlı gittiğim
Levent Güzelleştirme derneği lokalindeki arkadaşlarıma
sordum.Benim yakın çevremde,çoğu emekli
doktorlar,mühendisler,avukatlar,emekli generaller,emekli
albaylar,emekli valiler,kaymakamlar,emekli
öğretmenler,iş adamları vardır.Soruyu birkaç kez tekrar
ederek,düşünmek için yeterli zamanları olduğunu,acele
etmemelerini her türlü kaynaktan yararlanabileceklerini
söyledim.Aradan uzunca bir zaman geçmiş olmasına rağmen
olumlu ve doğru yanıt verilemedi.
11
Mart,2007 günü eşim Nergis hanım ile çok yakın kıymetli
arkadaşım elektirik mühendisi Kadrettin Ayyıldızın
doğum yıldönümü idi.Eşi Işın hanım bizleri evinde
topladı.Ayni soruyu arkadaşım Kadrettin Ayyıldıza da
tekrarladım. ( Bilimsel-Biyolojik açıdan,Siz
hiç,öz-annesi olmamış ve öz-annesi olmayacak bebekler
gördünüz mü ?.
Duydunuz mu? Düşünebiliyormusunuz ?).Arkadaşım Kadrettin
Klonlama,kopyalama ile ilgili olmasın.Dedi.Elektirik
mühendisliği Biyoloji sorusunu hemen yakalayabilmişti.Az
sonra arkadaşımın oğlu Cüneyt Remzi Kitabevinden
aldığı,içinde iki kitap sarılı bir paket ile babasının
doğum gününü kutlamağa geldi.Kitaplara bakılır dedik. Ve
hemen açtık.Kitaplardan biri büyük bir atlas niteliğinde
idi.İçinde,yazılardan daha çok makine çizim ve resimleri
vardı.Bu,beni pek sarmaz. Dedim.Cüneyt babam mühendis
olduğu için özellikle seçtim.Dedi.Yüzyıllar önce
Leonardo de Vinci çizmiş ve yazmıştı kitabı.İçinde uçak
resmi bile var.Dediler.
İkinci
kitap,ilgimi çok çekti ve beni heyecanlandırdı.İletişim
yayınları Orhan Pamuğun,10 Aralık,2006 günü Nobel
ödülleri dağıtılırken yaptığı enfes konuşmayı kitap
haline getirip basmıştı.Ben hemen söze karışıp,bu
konuşmayı başından sonuna kadar büyük bir haz ve büyük
bir zevkle dinledim.Çeşitli kaynaklardan da
okudum.Dedim.30 Mayıs,2006 günü,yani Orhan Pamuk Nobele
aday olmadan 6 ay önce yazdığım,Zalim Siyaset Ana
bölümümüzdeki ORHAN
PAMUK ve NOBEL başlıklı yazımıza da bu veciz konuşma
hakkında övgüler koydum.Aslında ORHAN PAMUK ve NOBEL
yazımızda ben,Orhan Pamuğun Nobele seçilişinden 6 ay
önce,
( Orhan
pamuk, sırf Kara Kitabındaki Şehzade Celâleddin
efendinin Hikâyesi adlı yazısı ile bile NOBELi hak
etmiştir. ) Diye yazmıştım. 10 Aralık,2006 günü,Orhan
Pamuk ve Nobel yazısına koyduğum övgüyü aynen buraya
alıyorum.
( 1453
tenberi, ilk defa, bir İstanbul,bir Anadolu
çocuğu,Anadolunun 10.000 yılda harmanlanıp,alaşımlaşan
kültürünü,bir senfoni orkestrası gibi,uyumlu bir accord
içinde,dünya kültürü ile birlikte titretti.Birlikte
dinletti.Ve dinleyen herkesin gözlerini yaşarttı. ).
İşte
gene açıkça görüldüğü gibi,bu topraklarda nereye el
atsan,nereyi karıştırsan,nereyi eşelesen 10.000 yıla
uzanan ANADOLU KÜLTÜRÜ fışkırıyor.Anadolu kültürü bu
topraklardan gelip geçen,bu topraklarda yaşamış ve bu
topraklarda yaşayan kültürlerin toplamı,kültürlerin
harmanıdır.Ve de,Anadolu kültürü, bu topraklarda
yaşamış,bu topraklarda yaşayan insanların ortak malıdır.
İyi bir
sanayici ve tüccar olan komşum Muharrem Cömert ile
ben,hemen her sabah,Etiler Huzur evinin geniş ve temiz
bahçesinde birlikte yürüyüş yaparız.Komşum Muharrem
Cömert değişik sosyal ilişkileri ve zevkleri olan olgun
bir kişidir.Ayni zamanda İstanbul Mason Localarında
Üstadı muhterem seviyesine yükselmiş bir Mason üstadıdır.
Birkaç
gün önce,bir sabah vakti ayni anket sorusunu ona da
yönelttim.
(
Bilimsel-Biyolojik açıdan siz,hiç öz-anası olmamış ve
hiç öz-anası olmayacak çocuklar gördünüz mü ? Duydunuz
mu ? Düşünebiliyormusunuz ?
Soruyu
komşum düşünürken,elinde faraj ve süpürgesi ile
ağaçlardan düşen yaprakları toplayan Etiler Huzur evinin
temizlik işçisi Mehmet Dal, kulak misafiri oldu ve
soruyu duydu.Komşum soruyu düşünedursun,Mehmet Dal,
hemen cevabı yapıştırdı. KOPYA BEBEKLER .
Mehmet
Dala, evde bilgisayar,internet var mı? Diye sordum.
Var
dedi. ( Ekmeksiz,yemeksiz ederim ama,onlarsız edemem ).Diye
ilâve etti,Etiler Huzur Evi temizlik işçisi Mehmet Dal.
 |
10.000 yıllık Anadolu Kültürünün bir parçası
GaziAntepin Kilis ilçesinden,Etiler huzur Evi Temizlik
işçisi Mehmet Dal |
Okul
durumunu sorduğumda,( Ben okur yazarım ) Dedi Mehmet
Dal.Aslen 1959 doğumlu ama,babası yatılı okula aldırsın
diye 1957 doğumlu yazdırmış nüfus kâğıdına.Ana anası
çocuğu evden uzaklaştırmak için mi yatılı okula
yazdırıyorsunuz diye sual edince,okul durumu yatmış. Ve
hiç okula gitmemiş.
İlave:
12.03.2007
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
| |
Bu
bölüm ile ilgili görüş, eleştiri veya
ilave edecekleriniz varsa
lütfen "
info@demokrasidedevrim.com " adresine
iletirseniz memnun olacağım. |
|
|
|
|
|