| |
HALKIMIZIN YARATTIĞI
POLİTİKACILARIMIZIN KAÇIRDIĞI FIRSAT
Agos
gazetesi yazarı ve genel yayın yönetmeni Hrant Dink,19
Ocak.2007 günü uğradığı bir silahlı saldırI sonucu
hayatını kaybetti.Hrant Dinkin kuvvet
çağrıştıran,şiddet içeren, hiçbir sözünü duymadım.Hiçbir
yazısını okumadım.Sanmam ki: De olsun.
Bu
yüzden de Hrant Dink,ölümü ile birlikte büyük bir
kalabalığı arkasında topladı.
Tıpkı,siyahî zenci lider Martin Luther King gibi,Hrant
Dinkin de hedef seçilmesi,yalnız ülkemiz için değil,tüm
insanlık ve uygarlık için,büyük bir talihsizlik,büyük
bir utançtır.Nasıl,Martin Luther Kingin arkasında
çok büyük kalabalıklar oluşmuşsa,Hrant Dinkin ölümünde
de,devasa kalabalıklar bir araya geldi.
Bazı
kaynaklara göre,bu kalabalık 100 bini aştı.200 bine
yaklaştı.Bazıları bunu 120 bin olarak saydı.Bazıları da
diyor ki: Bu,ülkemizin şimdiye kadar gördüğü en büyük
kalabalıktı.
Vatan gazetesinde 27 Ocak,2007 günü,Necati Doğru da
şöyle yazıyor. ( Eğer,Hrant Dinkin öldürüldüğü günün
akşamında,Beyoğlunda toplanıp,Agos gazetesine yürüyen
büyük kalabalık,Hepimiz Ermeni yiz.pankartları açıp
slogan atmasaydı,cenazeye katılanlar yüzbinlerde
kalmayacak,milyonu aşacak 2-3 milyonu bulacaktı. ).Her
halde, Necati Doğru,halkımızın,Ayrılık ta
Yalandır.Gayrılık ta. Sözünü tekrarlıyordu.
Onbin yıldan fazladır,bir biri ile karışan,bir biri ile
kaynaşan,harmanlanan,ALAŞIMLAŞAN ( amalgamatıon) Anadolu
halkı,bir anda sel oldu.Yüzbinleri
aştı.Fikir-Düşünce-ifade özgürlüğü savunucusu,özgürlük
savaşçısı Hrant Dinkin arkasında,hep beraber,omuz omuza
yürüdü.Her zaman olduğu gibi,gene,beraber ve birlik
olduğunu gösterdi.
Başbakan sayın Recep Tayip Erdoğan,Kanak 7
televizyonunun bir programında, Rachel Dink
hanımefendinin cenazede yaptığı barışçıl konuşmayı
övdü.Necat Doğrunun yazdıkları ile uyuşup,örtüşen
sözler söyledi.Acılı bir eş olan Rachel Dinkin yaptığı
konuşmanın en barşçı,en insancıl sözleri şu cümleler
oldu. ( Bir anne olarak ben,çok iyi biliyorum ki: İster
17 yaşında olsun.İster 27 yaşında.Hangi yaşta olursa
olsun,katiller de,bir zaman bebektiler.Bebekten katil
yaratan karanlığı sorgulamadan,hiçbir şey
yapamayız.Kardeşlerim. ).
Sanki de: Bir zamanlar,kuyumculuk ve sanat
öğrendiğimiz,Ermeni yurtdaşlarımızdan,şimdi de başka
şeyler öğreneceğiz .
Hrant Dinkin cenazesinde toplanan sessiz
çoğunluk,haksızlığa,ayrılıkçılığa,şiddet ve teröre
karşı,Anadolu halkının ortak ve uygar tepkisidir.Bundan
da sadece ülkemizin değil,Avrupanın ve tüm insanlığın a
lacağı çok büyük dersler vardır.
Bu
menfur cinayet,ülkemizde birçok insanı üzüntüye,yasa
boğarken,dışarıda da Kriz yaratabilir.Amerikada tetikte
bekleyen Ermeni diyasporası bunu fırsat bilecek.Soykırım
tasarısı için bastırdıkça bastıracak.Avrupa da,ülkemize
karşı olan çevreler ellerinin güçlendiğini
düşünecekler.Ülkemizi Avrupa Birliğiden dışlamak için
ellerinden geleni yapacaklar.
Çince de,Çin dilinde KRİZ kelimesi iki sembolle ifade
edilir,yazılır.Birinci sembol TEHLİKE.İkinci sembol
İMKÂN ve FIRSAT.Akıllı insanlar krizde,tehlike ile
birlikte gelen imkân ve fırsattan yararlanırlar.
Anadolu Halkı,Amerika ve Avrupa da, ülkemiz aleyhine
oluşacak bu tehlikeyi anında görmüştür.Kısa
zamanda,yüzbinleri aşarak vakarla
toplanmıştır.Haksızlığı,ayrılıkçılığı,şiddet ve terörü
kardeşçe,hep beraber,hep bir ağızdan lânetleyerek
tehlikeyi bertaraf edecek imkân ve fırsatı yaratmıştır.
Ne
yazık ki:,çok yazık,Anadolu halkının derin sezgi ve ince
zekâsı ile yarattığı bu fırsatı politikacılar
tamamlayamadılar.
Eğer
sayın Cumhurbaşkanı,cenaze günü,kalabalığın toplandığı
zaman beş dakikalığına,on dakikalığına olsa dahi,taziye
ziyaretine gelseydi;Eğer sayın Başbakan,cenazeden bir
gün sonra yaptığı taziye ziyaretini bir gün evveline
alsaydı;Amerika daki Ermeni lobisini de,soykırım
tasarısını da;Avrupa daki dışlama politikasını da bir
anda yerle bir edecekler.Sıfıra indireceklerdi.
Bunun yanı sıra,sayın Başbakan Recep Tayip Erdoğanın
İspanya Başbakanı sayın
Jose Luis
Rodriguez Zapatero ile beraber
başlattığı Dinler ve medeniyetler arası diyaloğ çağrı ve
girişimleri de,bir anda,daha fazla anlam ve içerik
kazanacaktı.
Halkımız ( Demir tavında dövülür. ) Der. ( Geçti Borun
pazarı.Sür eşeği Niğdeye, de der.Bir şey daha söyler. (
Geç kaldın Tatar ağası.Atı alan Üsküdarı
geçti. ). De der.
Ben,yüzde yüz eminim ki: Çankayada Mustafa Kemâl
Atatürk olsaydı;Başbakanlıkta da İsmet İnönü
otursaydı;Halkın yarattığı bu fırsatı asla kaçırmazlardı.
Liderlerin ileri görüş ufku ve vizyonu böyle kritik
dönemlerde çıkar işte.
Devleti yönetenlerin,Mustafa Kemâl Atatürk gibi,İsmet
İnönü gibi olmalarını istemekle ,bilmem bazı insanlara
haksızlık mı ediyoruz acaba ?.
Yukarıda yazdıklarımın küçük bir bölümünü,26 Ocak,2007
günü,Agos gazetesi önünden geçerken,merhum Hrant Dinkin
acılı ailesinin yüreğine,bir damla su serper ümidiyle
taziye defterine de yazdım.Umarım Acılarını
hafifletir.Umarım ( Katiller de,bir zaman bebektiler. )
Diyebilen yürekleri bir nebze serinletir.
30.Ocak.2007
| |
Bu
bölüm ile ilgili görüş, eleştiri veya
ilave edecekleriniz varsa
lütfen "
info@demokrasidedevrim.com " adresine
iletirseniz memnun olacağım. |
|
|
|
|
|