AKSAK ADALET BİLİM ve TABABETZALIM SİYASET
   

Dr.Hasan Horto Biyografi

 
 
 

YENI  MILENYUMDA TÜRKIYEYE BIÇILMEK ISTENEN ROL

MUSTAFA KEMAL'İN REDDETTİĞİ YOL

 

Bugün dünyadaki müslüman nüfusu bir milyar ikiyüzelli mil-yona yaklaşıyor. 6 milyarlık dünyanın beşte biri islam oldu. Yapılan istatistikler gösteriyor’ki: Beşte bir olan müslümanlar, dünyada uygarlıklar içi ve uygarlıklar arası savaşlarda üçte iki taraftır. Yani islamlar dünyanın diğer insanlarına nazaran üç misli daha fazla savaş; Çatışma çıkarıyor. Ne yazık’ki; Yapılan araştırmalar bu olguyu, su savı doğruluyor. Bu yüzdendir’ki batı çoktandır islama bir lider ülke arayışına girdi. Öyle bir ülke’ki islamlara söz geçirebilsin. Osmanlı’nın HİLAFET ile 400 yıl sürdürdüğü bu görev 80 yıldır boşlukta duruyor. Batının etkili ve yetkili siyaset bilimi profesörleri, yazarları bu konuda devamlı yazılar yazıyor, ilginç öneriler ortaya atıyorlar. Eğer bu yazılanlar sadece bir fikir, bir tartışma konusu olarak kalsa iyi. Amma bir de bakıyorsunuz’ki: Bu görüşler, bir zaman sonra Amerika Birleşik Devletleri’nin resmi dış politikası oluveriyor İşin’de korkulacak yanı bu işte. İslam dünyasında Fransızcası ile Attaque Suicide; İngilizcesi ile Suicidal Attacks, Japoncası ile Kamikaze diye adladırılan intihar saldırıları arttıkça islama lider arayışları’da yoğunluk kazanıyor. Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı ”CIA” nın eski başkanlarından WILLIAM SAFIRE diyor’ki: “Vaktiyle Çin kartını kullanarak komünizmin gücünü kırdık; Şimdi’de islama karşı, müslüman halkı ve laik yapısı ile Türkiye kartını kullanarak islamın zararlarını kırabiliriz.” President Bill Clinton’un CIA başkanı James Woolsay “Türkiye kuzey Irak’ta müstakil bir kürt devleti kurulmasından endişe etmektedir. Eğer Türkiye’yi bunun olmayacağına ve de Musul Petrollerinden gelecek avantajlarla bozulan ekenomisini düzlüğe çıkaracağına ikna edebilirsek Türk ordusu ile beraber Bağdat’a yürür Saddam’ı kolayca alaşağı edebiliriz.” Diye yazı-yor; Ve bu önerisini devamlı olarak tekrarlıyor. Halihazırda Harward Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı ve Amerika’nın eski Dış Palitika Başdanışmanlarından Profesör SAMUEL P.HUNTINGTON daha da ileri gidiyor. Diyor’ki: “Anadolu Türklerinin en fazla öne çıkan özelliği islam’dır.” Türkiye batılaşmayı bırakıp islami değerlere sahip çıkmalı ve İSLAM’ın LİDERİ OLMALIDIR. Medeniyetler çatışması adlı kitabın yazarı Samuel P.Huntington bu tehlikeli önerilerini İstanbula geldiği her zaman tekrarlamaktadır. Atatürk Türkiyesinin genç ekono-mistleri Sayın Hülya Talu ve Binnaz Toprak İstanbul’da Huntington’a layık olduğu cevapları verdikleri gibi; İstanbul Medeniyetler buluşması toplantısında Yunanistan Dış İşleri Bakanı YORGO PAPANDREAU’da sanki medeniyetler çatışması yerine Medeniyetler uzlaşmasını savunuyordu. Diyordu’ki. “Biz burada hükümetlerin, devletlerin değil; insanların, halkların, kültürlerin diplomasisini yapalım.” Bir bakıma’da diyordu’ki Papandreau “İnsanlar, Halklar birbirine dosttur; Birbirini sever. Yeter’ki Aykırtıcı, kışkırtıcı politikacılar olmasın.” Nekadar’da doğru söylüyor; Ağzına sağlık Yorgo Papandreau!! Ege denizinin özgürlük, dostluk ve sevgi havasını ciğerlerine çekerek büyüyen , gelişen hemşehrim Yorgo Papandreau bir güzel’de ZEYBEK oynuyor. Egedeki sevgi, egedeki dostluk, egedeki kardeşlik her şehirden daha ortak, daha köklü, daha derindir.       

  Tarihin derinliklerinden taa HOMEROS’tan taa Yunus’tan gelen Ege’nin ozan havasını Ege’nin hoşgörüsünü medeniyetleri barıştırmağa değil; Çatıştırmağa uğraşan kara zihniyetin ortasına atıyor Yorgo Papandreau. Nasıl Söylemiş Yunus:

Gelin tanış olalım,

İşi kolay kılalım,

Sevelim, sevilelim,

Bu dünya kimseye kalmaz

 

Hep beraber umalım’ki: İnsanoğlu; Dünyada karabulutların dolaştığı şu kasvetli günlerde Yunus’un bu güzel sözlerinden ders alabilsin. Ve unutmayalım’ki: Diplomaside en büyük hüner savaşmadan barışabilmektir. Türkiye, batılılaşmayı bırakıp İslami değerlere sahip çık-malı, İslamın lideri olmalıdır tezini savunan Prof.Samuel P.Hun-tington’a Halife olmayı elinin tersi ile iten Mustafa Kemal 80 yıl önce acaba ne söylemişti? Aynen şöyle demişti: “MEMLEKET-LER, ULUSLAR, DİNLER ÇEŞİTLİDİR; AMMA, UYGARIK TEKTİR. BİR ULUSUN İLERLEMESİ İÇİN BU UYGARLIĞA KATILMASI GEREKLİDİR.” Uygarlığa katılırken yüce ATATÜRK bize akıl ve bilim yolunu gösterdi. Akıl yolu islamda da önde gelir. Ayetlerde,  Hadislerde denir’ki: Ey insan akıl yolu-nu’da, Nakil yolunu’da öğren; Amma günün birinde akıl yolu ile nakil yolu birbiriyle çatışırsa nakil yolunu bırak akıl yolunu tut. İşte Biz’de hem dinimize hem’de Atatürk’ün vasiyetine uyalım. Akıl yolu ile bilime ulaşmağa çalışalım.Memleketimizin önde gelen ilaç Firmalarından Eczacıbaşı her yıl düzenlediği KALİTE toplantılarını bu sene bıraktı; Yerine Yaratıcı ve Yenilikçi Buluşmalar toplantılarını düzenleyecek. Bu yıl bu toplantılara konuşmacı olarak Amerika’nın ve dünya’nın ünlü gelecek sosyologlarından STAN DAVIS’i davet etti. Profe-sör Stan Davis yaptığı konuşmada uygarlığı 5 çağa ayırıyor:

1.    Avcılık ekenomisi çağı: İnsanoğlunun mağara dönemi   ile de birleşik olan bu çok uzun sürdü.

2.    Tarım ekonomisi çağı: Bu çag’da çok uzun, 10 bin yıl sürdü.

3.    Sanayi ekonomisi çağı: 200 yıl sürdü.

4.    Bilgi ekonomisi çağı: 1950’lerde başlayıp neredeyse bitmek üzeredir.

 

Moleküler çağı veya “Biyo-teknoloji” çağı: Yeni başladı. Hızla gelişmektedir.Bu çağ’da temel sektör; ilaç sanayiidir; Tıp, sağlık ve gıda sektörleri buna bağlı olarak gelişmektedir. Bu sektörlerdeki gelişmeler insan sağlığına büyük katkılar sağlıyor. Yirminci yüzyılın başında Amerika-Birleşik Devletleri’nde vasati insan ömrü 47 iken 2002 yılında 80 yaşını aşmıştır. 2020 yılında’da 100 yaşına varacağı sanılmaktadır. Genlerin sırları birer birer çözülüyor kalıtsal hastalıkların bazıları daha doğmadan önlenmektedir. Genetik Mühendisliği daha şimdiden tıp meslekleri arasına girmiştir. Yurdumuzdan birçok öğrenci genetik mühendisi olmak için yurt dışında gelişmiş üniversitelere gitmektedir. Gelişmiş ülkelerde özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde  bu konularda araştırma yapmak üzere yeni şirketler kurulmuştur. Amerika Massachucsette eyaletinde ACT (Advanced Cell Technology) şirketi bunların en ünlülerinden biridir. Araştırmaları insan kopyalama aşamasına kadar varmıştır. ACT Şirketi hisse senetleri Amerika ve Dünya Borsala-rı’nda hızla değer kazanmaktadır. Bu kervana bir ölçüde Türkiye’de katılıyor. İstanbul sokaklarında sayıları mantar gibi hergün artan özel sağlık kuruluşları bu olgunun en gü-zel kanıtıdır. Özel sağlık kuruluşları devletten kolay ve ver-gisiz ithal imkanları sağladıkları gibi bankalardan uygun proje kredileri’de alıyorlar.Henüz içine girdiğimiz bioteknik çağda ilaç sektörü motor rol oynamaktadır. Sağlık sektörü ile Gıda sektörü’de buna bağlı olarak gelişiyor. Bu alanda genetik araştırmalar anahtar gibi görünüyor. İnsanda 46 adet kromozom vardır. Her kromozomda’da 1000 gen, genlerde de milyarlarca genetik kombinasyon ve genetik şifreler mevcuttur. Genetik şifreler yavaş yavaş çözülüyor. Şüphesiz bu dalda en ileri hamle Cloning denilen kopyalama tekniğinde olmuş-tur. 8-10 seneden beri hayvanlarda özellikle koyunlarda başarılı kopyalama  (Cloning) tecrübeleri yapılmıştır. Bunun ilki, İskoçyada Cloning (Kopyalama tekniği) ile üre-tilen koyun DOLLY olmuştur. İnsanlarda cloning denilen kopyalama kiliselerce reddediliyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde kanunlarda kopyalamaya özin vermiyor. Amma bu fetva ve yasaklar insanoğlunu araştırmadan alıkoyamıyor; Durduramıyor.Nitekim İtalyan araştırmacısı Dr.SEVERINO ANTINORI üst düzey bir Müslüman arabı kopyaladığını, gebeliğin iyi geliştiğini ve dünyada ilk kopya bebeğin 2002 yılı Aralık ayında Arabistan çöllerinde doğacağını bütün dünyaya ilan ediyor. Çölün haşin ve acımasız yaşamı hçbir değişim kabul emiyor; Yalnız tekdüze bir tür insan çıkarıyor. Ve yüzyıllar boyu bu tek düze insan değişmiyor. Çölün haşin ve acımasız hali bugün’de devam ediyor. Çölde demokratik düşünce ve hoşgörü bir türlü yeşeremiyor. İsrail halkı içinde yapılan kamuoyu araştırmaları israil’lilerin %70-80 çoğunluğunun sharon’un ırkçı şiddet politikalarını desteklediğini gösteriyor. Filistin halkı içinde yapılan kamu-oyu araştırmaları’da FİLİSTİN’lilerin %70-80 çoğunluğunun HAMAS, EL-KAIDE ve HİZBULLAH’ın intihar saldırılarını desteklediğini österiyor. İşte bu da Ortadoğu’daki tehlikeli kutuplaşmanın, şiddetin ve acımasız çatışmaların açık nedeni oluyor. Herşeyin karşıtlarının Alternatif olduğu Orta Doğu’da hep beraber umalım’ki: Acımasız süregelen çatışmaların’da alternatifi kalıcı barış olsun.Dünya ve Avrupa ideolojik ve siyasi bakımdan bölününce soğuk savaş başlamıştı. Demir perdenin yıkılması ile soğuk savaş’ta sona erdi. Bu kez dünya ve Avrupa Batı Hıristiyan’lığı, Doğu Hıristiyan’lığı ve İslam olarak bölünmeğe başladı. Böylece’de demir perde yerini KADİFE PERDE aldı. İspanya iç savaşı Faşist, Komünist ve Demokratik ülkelerin müdahalesine sahne oldu. 60 yıl sonrdaki Bosna-Hersek savaşı ise Batı-Hırıstiyan, Ortadoks-Hıristiyan ve İslam ülkelerinin müdahalesine sahne oldu. Aradaki bu fark demir perde ile kadife perdenin birbirlerinin hissi karşıtı olduğunu kanıtlıyor.Bütün bu olumsuzluklara rağmen Mustafa Kemal Atatürk ün bize hedef gösterdiği Uygarlık ve Bilim dev adımlarla ilerliyor. İnsan kopyalamayı başaran İnsanoğlu Uzayı’da hızla fethediyor. Yirminci yüzyılın başlarında köylüler piyasaya sürülen Lüks Ford otomobillerin koltuklarında enselerini kaşıyarak şehirlilere’de fiyata atarak kuruluyorlardı. Şimdi’de muhtemelen yirmibirinci yüzyılda uzay araçlarına kurularak evrenin yolcuları olacaklar; Hem’de bu sefer şehirlilere değil, uzaylılara fiyaka atarak.

Dr.Hasan HORTO

 

 

 
  Bu bölüm ile ilgili görüş, eleştiri veya ilave edecekleriniz varsa
lütfen " info@demokrasidedevrim.com " adresine iletirseniz memnun olacağım.

 

 

SAYFA BAŞI

  AKSAK ADALET BİLİM ve TABABETZALIM SİYASET