AKSAK ADALET BİLİM ve TABABETZALIM SİYASET
   

Dr.Hasan Horto Biyografi

 
 
 

DERİN DÜŞÜNCE

Yalnız Dünyada değil,tüm evrende yalnız insanın değil,var olmuş veya var olabilecek tüm canlıların,hayattan sonra en kıymetli,en yüce varlığı akıl,fikir ve düşüncedir.

Akıllı insanlar zıt fikirleri çatıştırarak,zıt fikirleri çarpıştırarak,insan için,insanlık için,uygarlık için en olumlu,en faydalı sentezleri çıkarırlar.

İşte bu sayfamız akıllı insanlara bu amaçla açılmıştır.

İlk olarak Maliye meslek okulu ve SultanAhmetYüksek İktisat ve Ticaret okulu mezunu,renk gözlüklerinin sahibi kıymetli komşum Muharrem Cömert’in OLUMSUZLAMANIN OLUMSUZLANMA YASASI=İNKÂRIN İNKÂRI KANUNU başlıklı yazısını yorum yapmadan olduğu gibi yayınlıyoruz.

 

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

OLUMSUZLAMANIN OLUMSUZLANMA YASASI; (OSMANLICASI: İNKARIN İNKARI KANUNU)

 

      Eytişimsel ve tarihsel özdekçi öğretimin açıkladığı üç büyük evrensel yasadan biridir. Karşıtların birliği ve savaşımı yasası ile nicelikten niteliğe geçiş yasası adlarını taşıyan öteki evrensel yasalarla birlikte olumsuzlanmanın olumsuzlanması yasası doğanın, bilincin Toplumun evriminde geçerli olan evrensel bir yasadır. Sonsuz ve sınırsız evrim, tüm evrenDe bu üç yasanın işlemesi ile gerçekleşir. Her üç yasada ilkin idealist bir açıdan ve mantıksal düşünce alanına özgü olmak üzere alman düşünürü Hegel tarafından ileri sürülmüştür.

 

      Eytişimsel ve tarihsel özdekçi öğretimin kurucularından Karl Marks la Friedrich Engels onu idealist yapısından çıkararak özdeksel yaşama ve topluma uygulamışlar, evrenselleştirmişLerdir. Sonsuz ve sınırsız evrende sonlu ve sınırlı olan nesne ve olaylar bu yasalarla doğar büyür ve ölürler. Ne var ki ölümleri de yeni bir doğumu sağlamak, eş deyişle genel gelişmeyi gerçekleştirmek içindir. Her yeni eskir ve yerini daha yenisine bırakır. Eskinin yerini yeniye bırakması olumsuzlamanın olumsuzlanmasıdır. Çünkü eski bir zamanlar yeniydi ve kendisinden eski olanı olumsuzlayarak varlaşmış kendini meydana koymuştur. Şimdi ise bu

Olumsuzlayan yerini kendisinden daha yeni olan tarafından olumsuzlanmaktadır. Bundan ötürüdür ki Marks eski var oluş biçimleri olumsuzlanmadıkça hiçbir alanda gelişme olmaz Der. Olumsuzlamanın olumsuzlanması yasası, karşıtların birliği ve savaşımı yasasının doğal ve zorunlu sonucudur. Evrende her nesne, olay yada süreç birbirlerini karşılıklı olarak Yok etmeye çalışan, çeşitli karşıt yönler ve eğilimler taşır. Bu onların savaşımıdır. Ama bu karşıt yönler ve eğilimler aynı zamanda birbirleri ile sıkıca bağımlıdırlar. Biri olmadan öbürü De olmaz. Buda onların birliğidir. Olumsuzlamanın olumsuzlanması yasası aynı zamanda nicelikten niteliğe geçiş yasası ile de organik bir bağ içindedir. Çünkü olumsuzlaşma, eski bir nitelikten yeni bir niteliğe geçiş demektir ki buda niceliksel birikimlerin gereken olgunluğa ulaştıkları zaman sıçramayla gerçekleşir. Her yeni eskinin bağrında ve onun olumlu bölüm ve eğilimlerinden oluşur. Bundan ötürüdür ki her yeni aynı zamanda eskinin daha yetkinleşmiş ve gelişmiş özeliklerini de taşır. Eytişimsel olumsuzlanmayı, metafizik olumsuzlaşma Ile karıştırmamak gerekir. Metafizik olumsuzlama eskinin tümüyle yok olup gitmesidir.

Eytişimsel olumsuzlanmaya eskinin değerli yanlarının korunarak yeniye geçilmesidir. Böyle olmasaydı gelişme gerçekleşmezdi. Nitekim, metafiziğe göre gelişme bir kısır döngüdür ve eskiye dönüş yönündedir. Eytişimsel gelişme anlayışı da gelişme sürecinde zaman Zaman eskiye dönüşlerin varlığını kabul eder; ne var ki son çözümleme ve gelişme daima alttan üste, basitten karmaşalığa, aşağıdan yukarıya ve daha az gelişmişlikten daha çok gelişmişe doğru ilerler. Lenin şöyle der dünya tarihine düz geriye dönüşsüz, büyük sıçramalarla hep ileriye doğru giden bir devim olarak görmek diyelaktığe ve bilime aykırı bir görüş- tür ve yanlıştır

Geriye dönüşler her zaman olabilir. Ama toplumun son çözümlemede bir ilerleyiş içindedir. Bir sosyo ekonomik oluşum, daima yerini kendisinden daha yetkin bir sosyo ekonomik duruma bırakmıştır ve bırakacaktır. Gelişme olumsuzlamanın, olumsuzlanması aşamasında daha önceki aşamaların olumlu özellik ve eğilimlerini daha yetkin bir biçimde tekrarlandığından alttan üste doğru dümdüz bir Yol işlemez. Sarmal, biçimdedir. Eytişimsel olumsuzlanma mekanik olumsuzlanmadan da titizlikle ayırt edilmelidir. Mekanik olumsuzlanma da olumsuzlanan nesne bir dış etkenle yok edilir. Eytişimsel olumsuzlamadaysa onu ortadan kaldıran kendi iç çelişkilerinin gelişimsel aşılmasıdır.

 

Son olarak Çin de bir deyim var

Kriz-Fırsat

Olumsuzluk-Olumluluk (Her kriz bir fırsat yaratır.)

 

Muharrem Cömert

 

----------------------------------------------------------------------------------------

 

      Biz,demokraside devrimciler de her düşünceyi,her fırsatı insan yararına,insanlık yararına,uygarlık yararına dönüştürmeğe çalışırız.

      Yukarıda buram, buram Mason kokan bu güzel düşünceyi şöyle diyerek insan yararına sokmak isteriz.
Çince de KRİZ kelimesi iki sembolle yazılır.Birincisi TEHLİKE, ikincisi FIRSAT.

İyimser insan her felâkette bir fırsat,

kötümser ise her fırsatta bir felâket görür.

Akıllı insan ise,krizlerde,tehlike ile beraber gelen fırsatı yakalar.Olumsuzu olumlaştırır.

 

Klâsik Roma dönemindenberi dünyada çok sık,çok doğru söylenen bir söz vardır:


"İnsanlık erdemi orta yoldadır."

 

İnsanlık erdemini insanoğlunun ortak aklı yaratır. İnsanoğlunun ortak aklını ortaya çıkaran en,güvenilir,en güzel yolda,hiç şüphemiz olmasın DEMOKRASİ YOLUDUR. İşte bu sayfalarımız,ortak aklı yaratacak akıllı insanlar için açılmıştır.Siz yazın.Bizde katalım.

 

Kendisi bize,vakti ve bilgisi elverdiği ölçüde,bu sayfada yazma sözü vermiştir. Ayrıca bu sayfa insana,insanlığa ve uygarlığa katkı sağlamak isteyen tüm aydınlara,tüm düşünürlere her zaman açık olacaktır

 

Dr.Hasan HORTO

05.04.2007

 

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Hasan Horto agabeyimizi 1956-7 yıllarından tanırım. Ben orta okul
ogrencisiyken, o kasabamız Havran'da hukunet tabibi idi. Kendisine ve
ailesine buyuk saygı duyuyorum. Ve hepsini saygıyla selamlıyorum.
Kendi isegi uzerine, internet sitesinin kouk yazarlar bolumune
karaladigim bir siirimi gonderiyorum. Saygilarimla.

Cilgin Ressam

Çılgın bir ressam
Kendi kadar çılgın fırçasıyla,
Durmadan karşı kıyıları boyuyor.
Her an başka bir köşede
Fırçasını oynatıyor.

Sabahları denizin yarısı beyaz,
Diğer yarısı koyu mavi oluyor.
Midilli'nin rengi mosmor iken
Ayvalık adalarının rengi soluyor.
Bazen de aklı esip
Denizin ortasına bir sandal koyuyor.

İnanın bugun;
Ressamın boyası bitmiş.
Adalarin tumunu silip gitmis.
Deniz, gökyüzü hepten gri
Tuvalinde tek renk gri kalmiş besbelli.

Çırılçıplak ada,
Bugünkü rengi taba.
Çıplak olduğu için
Utancından mı sessiz duruyor acaba?

Aksam olunca cılgın ressamın artar derdi.
Fırcası ile her yere kızıl renk verdi., Birde bu yetmezmiş gibi,
Duman grisi bulutların
Uçlarına da altın şal gerdi.

Bizim çılgın ressamı çok seviyorum.
Renkleri göz zevkimi kamçılıyor.
Tuvalinde ki  boyalar hiç eksilmesin diyorum.


Semra İsparta   16. 11. 2006   Artur

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 
  Bu bölüm ile ilgili görüş, eleştiri veya ilave edecekleriniz varsa
lütfen " info@demokrasidedevrim.com " adresine iletirseniz memnun olacağım.

 

 

SAYFA BAŞI

  AKSAK ADALET BİLİM ve TABABETZALIM SİYASET