AKSAK ADALET BİLİM ve TABABETZALIM SİYASET
   

Dr.Hasan Horto Biyografi

 
 
 

ADALET ANLAŞILIR VE DE ADİL OLMALI

 

Eğer bir ülkede,adalet denen yüce nesne iyi anlatılamıyorsa,iyi anlaşılamıyorsa

Ve hele hele adil de değilse,o ülkedeki yurtdaşlar ne huzur bulabilirler,ne mutlu ,ne de güvenli olabilirler.

Uzak tarih içinde,yakın tarih içinde,adaleti düzenleyen hukuk sistemimize,hukuk dilimize uzaktan yakından baktığımızda acaba ne görebiliyoruz ?

 

1 – Hukuk dilimizi anlayabiliyor muyuz ?

2 – Hukuk sistemimiz,adaletimiz adil midir ?

 

Gönül isterdi ki: Can alıcı bu iki soruya da evet diyebilelim.Ama ne yazık ki: İkisine de evet diyemiyoruz.İkisine de hayır diyoruz.

 

1 – Hukuk dilimizi anlayamıyoruz.

2 – Adaletimiz adil değildir.

 

Bilmediğimiz terim ve kelimelerle dolu hukuk dilimizi kanunlarımızı nasıl anlayacağız. Temrid, temerrüd vs. gibi.Daha bilmediğimiz anlamadığımız birçok kelimelerle dolu bizim hukuk dilimiz.Daha davaya adımımızı atmadan avukata verdiğimiz vekâletnamede kabul etmeğe zorlandığımız ( AHZU KABZA ) kelimeleri ne anlama gelir ? Biri bana söyleyebilir mi ?.Hukuk ve kanunlar anlaşılsın diye değil,anlaşılmasın diye mi yazılır acaba ?

Eğer adaletimiz adil olsa,binlerce yıldır halkımız ( Ananı belleyen kadı,kimi ,kime şikâyet edeceksin ?. ) Dermiydi?. Eğer adaletimiz adil olsa Osmanlı döneminde, ( Osmanlı’da malın,Karadeniz de gemin,Romanya da karın olmasın ) lâfı dilden dile dolaşırmıydı ?

 

Cumhuriyet dönemine gelince,Devlet Tapu dairelerini kuruyor.Tapu dairelerinde taşınmaz mal alandan ve satandan tapu harçlarını alarak Yurtdaşlarına,Yurt dışından gelen kişilere, yatırımcılara kapı gibi imzalı mühürlü,yaldızlı tapularını veriyor.Devlet kendi kurduğu kurumlarda,gerekli inşaat ruhsatlarını veriyor,inşaat yaptırıyor. Ardından da inşaat yasalara,imara uygun şekilde kusursuz yapılmıştır,diye de iskân belgelerini düzenleyip veriyor.Aradan 30 yıl,40 yıl, 50 yıl geçtikten sonra Haa diyor.Bu tapular,bu inşaat ruhsatları,bu iskân belgeleri size yanlış verilmiştir.Burası orman arazisidir diyor,malınızı da ,tapunuzu da,inşaat ruhsatınızı da,iskân belgenizi geri alıyor.Oysa bunları zamanında veren kendisi.Harçları alan kendisi.Alanın parasını,satana verdiren kendisi.

Lütfen söyleyin dostlar.Bu yurtdaşlara da,devletimize güvenerekYurt dışından gelen insanlara da,yatırımcılara da zulüm değil de Nedir ?

 

Son zamanlarda İstanbul da,Sarıyerde,Beykozda,Kemer burgazda,Yurdun başka şehirlerinde ,Balıkesir ,Bandırmada orman el koyma olayları mantar gibi çıkıyor Hiç şüphesiz ülkemizde,hukuk dilimizi Türkçeleştirip,anlaşılır kılmak isteyen ve de ( Yargıda devrim gerekir. ) Diyen saygıdeğer hukukçularımız da var.Bunlardan bir tanesi Yargıtay onursal başkanı sayın Sami Selçuktur.

Yargıtay başkanı Sami Selçuk Türk okullarında bizim gibi Fransızca okudu; Türk okullarında Fransızca öğrenmek imkansızdır, kim öğrendim derse yalan söyler. Hukukçu olduktan sonra kendi im-kanları ile Fransızca öğrendi. Yakınlarından duyduğuma göre de cezacı olduktan sonra İtalyanca ve İspanyolcayı da kıvırmış. Kendisi bunlardan bahsetmez. Çalışma zamanlarında olduğu gibi Ayvalıta birlikte olduğumuz iki aylık adli tatilde de sabah altı buçukta kalkar elinde kitap veya defter ya okur ya tercüme eder yada yazar. Yani anlayacağınız hukukla yatar hukukla kalkar.

Geçen yaz Montesquie nun 1848 de yazdığı ünlü "Le sipirit de loi separation du pouvvoir" adlı makalesini tercüme ediyordu. Sanıyorum yargının aksayan yönlerini düzeltmek istiyordu. Adalet mülkün temelidir eleştirisi koyarak düzeltilmesi gereken

Önemli bir noktaya da ben burada işaret etmek isterim. Bütün mahkemelerimizde adalet mülkün temelidir diye yazar. Ben dahil halkımızın yüzde doksan dokuzu mülkü malla eş anlamlı olarak anlıyor hatta mal sahibi mülk sahibi diye birde tekerlememiz var. Böyle olunca bizlere adalet mülkün temelidir cümlesi büyük bir mana ifade etmiyor; Hatta bazılarımızı "Neden adalet mülkün temeli olsun" diye rahatsız bile ediyor. Aslını araştırınca görüyoruz ki mülk Osmanlıdan kalma memleket manasına gelirmiş. Halkımızın büyük çoğunluğu hatta hukuktan siyasal bilgilerden mezun olmuş arkadaşlarımızın bazıları dahi mülkün memleket anlamına geldiğini bilmiyor. Fransızların adalet için söyledikleri şöyle bir söz var: "La justice est foundement de la vie du societe". Herhalde osmalıda bu söz tercüme edilmek istenmiş olmalı. Kanunların anlamadığımız bir çok karışık kelimeleri hala duruyor temrid, temerrüt ve anlamadığımız daha birçok eski terim; Kanunlar anlaşılmasın diye mi yazılır acaba? Sanırım bunların anlaşılır bir şekilde türkçeleştirilmesi zamanı çoktan geldi geçiyor. Hukukçular Adalet mülkün temelidiri öne alıp anlamadığımız terimleri birer birer düzeltsinler belki birbirimizi daha iyi anlarız. Halkımızın Selçukludan, Osmanlıdan belkide bin yıldan beri yürekten gelen acı bir yakınması var adaletten. Çok galiz görünse de şimdi yeri geldi buraya almak istiyorum. "Ananı belleyen kadı, kimi kime şikayet edeceksin?" adalet konusunda yaptığımız bu ağır eleştirilerden sonra hukukçu arakadaşlarımıza haksızlık olmasın diye çarpıcı amma çok acı bir örnek te tababetten verelim.

Adalet anlaşılır:vede adil olmalı başlıklı bu yazımızdan sonra bu konuyu tamamlamak için lütfen ANAMIZI AĞLATAN ADALETİMİZ ile MANDADAN AĞIR GİDEN ADALETİMİZ başlıklı yazılarımızı hemen tıklayınız

 

Dr.Hasan HORTO

22.Nisan.2007

 

 

 
  Bu bölüm ile ilgili görüş, eleştiri veya ilave edecekleriniz varsa
lütfen " info@demokrasidedevrim.com " adresine iletirseniz memnun olacağım.

 

 

SAYFA BAŞI

  AKSAK ADALET BİLİM ve TABABETZALIM SİYASET