AKSAK ADALET BİLİM ve TABABETZALIM SİYASET
   

Dr.Hasan Horto Biyografi

 
 
 

MANGAL YÜREKLİ CUMHURİYET KADINLARIMIZ *

Bu bölümde, 1- Tarih ve Hukuk, 2 –Halkımızın yarattığı politikacılarımızın kaçırdığı fırsat ve nihayet,              3 – Mangal Yürekli Cumhuriyet Kadınlarımız adlı üç yazımızla ülkemizin,eski edebiyatçılarımızın hali pürmelâl,genç kuşaklarımızın bilim ve sanat dilinde omurga yapısı,kaburga yapısı,iskelet yapısı dedikleri halini belirlemek üzere 2006-2007 yıllarındaki rötgenini, (em ar) MR.ını çekmeğe çalıştık.
Bu filimlerde çarpıcı olarak ülkemizin üç önemli cephesi,üç önemli yüzü ortaya çıktı.

1 - Gerçek tarihin cezalandırılışı.


2 - Rachel Dink’in veciz deyişi ile,bebekten katil yaratan karanlık.


3 – seçkinlerin bitmeyen dansı. KOMPLO TEORİLERİ.

 

 

Birazcık ta olsa başarılı olabilmişsek ne mutlu  bize.

 

 

Belirsizliklerin yoğunlaştığı 2007 yılında, 22 Temmuz da yapılması kararlaştırılan seçimler,eğer yapılabilecekse seçimlerde ibret verici,ibret verici olduğu kadar da, düşündürücü ve öğretici çok ilginç,çok çarpıcı olaylar yaşayacayız.Seçime damgasını vuracak en çarpıcı,en ilginç olanı da sanırız ülkemizde,yalnız ülkemizde değil,belki de dünyada ilk defa genelevden yani kerhaneden emekli iki saygıdeğer hanımefendinin, TBMM ne Milletvekili olmak için Yurtdaşlık haklarını kullanarak yaptıkları yasal başvuru olacak. Cumhurbaşkanlarının, başbakanların,bakanların,milletvekillerinin,generallerin, yargıçların, avukatların, doktorların, mühendislerin, memurların,işçilerin emeklisi olur da,genelev kadınlarının,hayat kadınlarının emeklisi olmaz mı ? Yani.


Geçtiğimiz yıllarda,İtalya da sex yıldızı saygıdeğer Cicciolina vücudunu,ama özellikle de, iri , dolgun ve güzel memelerini sergiliyerek İtalyan meclisine girmeyi başarmıştı.Macaristan da doğan Cicciolina’nın asıl adı, İlona Staller dir.Ama İlona Staller,İtalyan parlâmentosuna aday olurken sahne ve artist adı olan Cicciliona yı kullanmayı tercih etmiştir.Çünkü yaşayarak öğrenmiştir ki : sex artistliği ve güzelliği kendisine çok daha fazla oy getirecektir. İtalyan parlâmentosuna seçildikten sonra iki yıl daha sex sahnelerinde yer alıp,porno filmi çevirmiştir.Ve hatta zamanın hovardalarından John Holmes ile HİV postif,yani aidsli olduğunu bilmeden korunmasız olarak sex yapmıştır
İşte burada İtalyan parlâmenteri güzel Cicciolina’nın en sexy,en güzel üç pozunu yayınlıyoruz.

 

Cicciolina VIDEO Filmini izlemek için tıklayınız  

Bizim hanımefendilerimiz ise genelevde çalışırken devamlı devlet sağlık kontrolünden geçtiklerinden HIV yani aids virusu taşımazlar.Bu yönleri ile dahi,temiz Devlet görevi yapmış sayılırlar.Ayşe Tükürükçü ve Saliha Ermez hanımefendiler uzun yıllar genelev hizmeti yaptıklarından yıprandılar.Güzel,iri göğüsleri kalmamıştı ki: Sergilesinler.Onun yerine parlâmento adayı olurken akıllarını, düşüncelerini ve daha da önemlisi kırılmış,zedelenmiş kadınlık duygularını sergilediler.

İtalyan parlâmenteri porno-sex yıldızı Cicciolina 1990 körfez savaşında birdenbire İtalya dan,uluslararası siyaset sahnesine fırladı.Körfez savaşının müsebbibi ve devrin diktatörü Saddam Hüseyin’le,Orta-Doğuda barışı sağlaması karşılığında doyasıya sex yapma teklifinde bulundu.Diktatör Saddam’ın bu güzel teklifi değerlendirdiğini sanmıyoruz.Bu yüzden,beklide ,bu güzel hazzı tatmadan dar ağacında can verdi.Ne yazık.
Güzel Ciccliona,bu cömert sex teklifini 2002 yılının Ekim ayında da,dünya barışını kuracaklar için tekrarladı,durdu.

Siyasî partilerimiz Milletvekili aday listelerini 3 gün evvel yüksek seçim kuruluna ( Y.S.K ) sundular.Bağımsız milletvekili adaylarımız da başvurularını yaptılar. Genelevden emekli olmuş iki saygıdeğer hanımefendiler Ayşe Tükürükçü ve Saliha Ermez de İstanbul ilimizden bağımsız Milletvekili olmak için başvuruda bulundular.
Siyasi partilerimizin illerde kalabalıkları meydanlara toplamak için yapacakları seçim mitingleri ve her türlü seçim propagandaları başladı ama,ülkemizde belirsizlik alabildiğince sürüyor.Son günlerde tırmanan şiddet ve terör olayları dolayısı ile ülkede gerginlik giderek artıyor.Özellikle terörle mücadele konusunda her kafadan ayrı bir ses çıkıyor.Ortalık toz ,duman.Göz gözü görmüyor.

 Ekonominin sağlıklı gelişmesi için,ülkemizde siyasî yani politik istikrarı şart gören Türk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği ( TÜSİAD ) ın sayın başkanı saygıdeğer hanımefendi Arzuhan Doğan Yalçındağ, ( Zengin arabasını dağdan aşırır.Fakir düz yolda yolunu şaşırır ) özdeyişini özümseyerek, ülkemizin şu anda
içinde bulunduğu belirsiz ve karanlık ortamı şöyle tanımlıyor. ( DÜZ YOLDA YOLUMUZU ŞAŞIRMIŞ DURUMDAYIZ ).TÜSİAD ın istişare konseyi başkanı sayın Mustafa Koç ülkemizdeki terörle mücadele ve özellikle sınır ötesi operasyon konusundaki belirsizlikleri atışmaları şöyle tarif ediyor.( SON GÜNLERDE HÜKÜMETTE,POLİTİKACILARIMIZDA VE ÜST BÜROKRATLARIMIZDA AKIL TUTULMASI YAŞIYORUZ ).
İster düz yolda yolu şaşırmış olalım,isterse de akıl tutulması yaşayalım, ikiside birbirinden kötü şeyler.Allah hayra eylesin.Yüreğimiz hop oturur,hop kalkar oldu.Acaba demokrasimiz bazı çıkar çevrelerinin oyununa gelerek gene kesintiye uğrar mı ? Diye.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

Dünyaca maruf ve meşhur bazı tarihçiler ve toplumbilimciler tüm Arap dünyasında geniş araştırmalar yaptılar.Buldukları sonuçlara göre,sayıları 200 milyonu aşan tüm Araplar,geri kalmış,gelişememiş olmalarının sebebini 16,17,18 ve 19 uncu yüzyıllardaki Osmanlı işgaline,20 ve 21 inci yüzyıllardaki geri kalmışlıklarını da İsrail’in varlığına bağlıyorlar.

Eğer,bazı kesimlerin tahriklerine uyarak şanlı ordumuz bu aşamada Kuzey Irak’a gönderilecek olursa,yukarıdaki savların doğrultusunda,Yalnız Kürtlerin değil,Şiisiyle,sunîsiyle tüm Arapların saldırısına uğrayacak.Ve,Kürtlerin yanında,bu dünyadan umutlarını kesip,mutluluğu öbür dünyada arayan binlerce,on binlerce,yüz binlerce Şii ve Sunî intihar saldırganı,güzel sahillerimizde,güzel şehirlerimizde kol-gezer olacaktır.

 Bu kafada olanlara Allah akıl,fikir ve biraz da insaf ve basiret versin.
 

İlave: 07.07.2007

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

Siyasî parti adaylarımız ve bağımsız Milletvekili adaylarımız fırsat buldukça gazetelerde ve görsel medya kanallarında neden Türkiye Büyük Millet Meclisine girmek istediklerini ve girince neler yapacaklarını ballandıra ballandıra anlatıyorlar.İstanbul ilimizden bağımsız Milletvekili adayı olmuş ikisi de genelev emeklisi saygıdeğer hanımefendiler Ayşe Tükürükçü ve Saliha Ermez de televizyon kameraları karşısına geçip neden Milletvekili adayı olduklarını,seçilirlerse neler yapacaklarını anlattılar. İkisinin de ortak yakınması,ortak yarası kadınlarımızın itilip kakılması,aşağılanması,ezilmesi,horlanması ve dövülmesi. Türkiye Büyük Millet Meclisine seçilirlerse genelevlerde yaşadıkları ibret verici acı tecrübeleri de konuşturarak,bunları herkesin gözü önüne sereceklerini, kadınlarımızın,özelliklede kader kurbanı diyebileceğimiz genelev kadınlarımızın ve tüm hayat kadınlarımızın çektikleri acıları,eziyetleri,çileleri Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsülerinden halka duyuracaklarını söylüyorlardı. Genelev emeklisi Milletvekili adaylarımız iki saygıdeğer hanımefendi de ortak yakınmalarını, gerçekçi,gerçekçi olduğu kadar da veciz, şu sözlerle dile getirdiler.

( HER ZAMAN KADINLAR BAŞIMIZIN TACIDIR DİYORUZ. KADINLARI AYAKLARIMIZIN ALTINA ALARAK' MI BAŞIMIZIN TACI EDİYORUZ ?).

Bu seçim döneminde dinlediğim en candan,en yürekten söylenmiş sözlerdi bunlar. Onun için benim oyum bu iki saygıdeğer hanımefendinin olacak.Umarım sivil toplum örgütlerimiz de bu saygıdeğer hanımefendilerin haykırışlarına kulak verirler. Ve onları Türkiye Büyük Millet Meclisine taşırlar. Ben buradan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği genel başkanı profesör Dr.Türkân Saylan,kardeşime,Türkân Saylan bacıma, meslektaşıma bir çağrıda bulunmak istiyorum.Demokrasidedevrim.com internet sitemizin Aksak adalet Ana bölümünde 1 Eylül,2006 tarihinde yayınladığımız TARİH VE HUKUK başlıklı yazımızda,kendisini Sümeroloğ prof.Dr.Muazzez Hılmiye Çığ hanımefendiyi,hakkında haksız açılan ceza davasında neden desteklemiyor diye eleştirmiştim.Yazımızın yayınlanmasından bir buçuk ay bile geçmeden hem desteğini göstermiş,ve hem de,Atatürk’ün 125 inci doğum gününü vesile sayarak profesör Dr. Sümeroloğ Muazzez Hilmiye Çığ hanımefendiye ÇAĞDAŞLIK ödülü vermişti.Yaklaşık 10 ay evvel olanları tazeleyip anlamak için mavi ve büyük harflerle yazdığımız TARİH VE HUKUK yazımızı hemen tıklayınız.

Umarım bu çağrımız da yankı bulacak.Bağımsız adaylarımız saygıdeğer hanımefendilere sahip çıkılacaktır.Çünkü ben iyi biliyorum ki:Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği KADIN HAKLARINDAN yanadır.Ve bir hanımefendi muhabire verdiği mülâkattan öğrendiğime göre, Profesör Dr. Türkân Saylan kardeşim, bacımda, kişisel evlilik hayatında kadın ezilmişliğini yürekten yaşamıştır. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinin ülkemiz çapında çok düzgün ve ciddi çalışan geniş bir teşkilâtı vardır.Eğer saygıdeğer bu iki hanımefendiyi İstanbul da desteklerse tek başına kolayca gerekli oyu toplayarak bu iki hanımefendiyi meclise taşıyabilir.Eğer bu gerçekleşirse,Cumhuriyetimiz dünyaya güzel bir demokrasi dersi verecek,ve bir anda dünya demokrasilerinin önüne geçecektir.Hop oturup,hop kalkan yüreğimiz bir anda serinleyecek, Endişelerimiz ve ezikliklerimizde güvene ve gurura dönüşecektir.


Dr.Hasan Horto 12 Haziran,2007

-----------------------------------------------------------------------------------------------------
Bu yazımızın yazılıp yayına hazırlandığı ve yayına konduğu andan birkaç saat sonra üzülerek ve burkularak öğrendik ki:Yüksek Seçim Kurulu ( Y S K ) Ayşe Tükürükçü ve Saliha Ermez hanımefendilerin bağımsız Milletvekili adaylık başvurularını yüz kızartıcı suç işledikleri mülâhazası ile reddetmiştir.12 Haziran,2007 tarihli Vatan gazetesinin 19 uncu sayfasından aldığımız bu üzücü haberi yorumsuz olarak burada aynen yayınlıyoruz.
 

Ancak şu yalın gerçeği vurgulamak zorundayız ki: Mevlâna ve Aşık Veysel ile doruğa çıkan Anadolu’nun sonsuz hoşgörüsünü bütün dünyaya sergileyecek , cümle aleme gösterecek ve ülkemiz demokrasisini dünya demokrasilerinin önüne geçirecek fırsatı Ayşe Tükürükçü ve Saliha Ermez hanımefendiler yarattılar ama,atanmışlardan oluşanYüksek Seçim Kurulu ( Y.S.K ) bu güzel fırsatı kaçırdı. Bir anda yok etti.

6 ay evvel de,Gazeteci yazar Hrant Dink’in öldürülmesi ile, Ermeni soykırımı konusundaki asılsız iddiaları,Halkımız yok edebilme fırsatı yarattı.
Ne yazık ki:Seçilmiş yüksek politikacılarımız,özellikle Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız, Anadolu halkının yarattığı bu yaşamsal fırsatı kullanamadı.Ellerinden kaçırdı.

Bu üzücü olayı da tazeleyip hatırlamak için mavi yazı ve büyük harflerle yazdığımız HALKIMIZIN YARATTIĞI POLİTİKACILARIMIZIN KAÇIRDIĞI FIRSAT yazımızı hemen şimdi tıklayınız.
Hiristiyan inancının en koyu,en katı kurallarını uygulayan Katolik kilisesi Vatikan’ın bulunduğu İtalya da,Roma da,Sex yıldızı Cicciliona,aday oluyor. Kampanya yürütüyor.İtalyan parlâmentosuna giriyor ama, Atatürk’ün kurduğu lâik Cumhuriyette,genel ev emeklileri Ayşe Tükürükçü ve Saliha Ermez hanımefendiler aday bile olamıyor.
Bu ahval ve şerait altında Atatürk mezardan çıksa

( EKMEK PARASI İÇİN VUCUTLARINI  SATMAĞA MECBUR ETTİĞİNİZ GENELEV KADINLARIMIZ EN AZ, SİZİN KADAR NAMUSLU,EN AZ SİZİN KADAR ONURLUDURLAR. NE HAKLA VE HANGİ KAFAYLA ONLARI SEÇME,SEÇİLME HAKKINDAN MAHRUM EDİYORSUNUZ ? )

Diye sorar. Ve tekrar mezara girerdi.

Eskiden, kendilerine seçkin diyen kesimler, Komünizm tehlikesi diye komplo teorileri üreterek topluma korku salarlardı. Ve ülkenin kaymağını yerlerdi.

 

Şimdi de ayni çevreler,irtica tehlikesi,şeriat tehlikesi diye komplo teorileriyle topluma korku salıyorlar.Ülkenin kaymağını yemeğe çalışıyorlar.


Biz buradan,kendilerini seçkin diye tanıtmağa çalışan bu açıkgözlere açıkça sesleniyoruz. Her kim ki: halk cahildir,doğruyu düşünemez.Biz halktan daha iyi düşünürüz,diyorsa,çıksın ortaya bir görelim yüzünü. Ama, onlar hiç ortaya çıkmazlar.Her zaman olduğu gibi şimdi de sinsidirler.

 

Çünkü,herkes gibi onlarda gayet iyi biliyorlar ki: Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet seçkinler cumhuriyeti  değil, Halk egemenliğine dayalı. tam anlamı ile Hakimiyetin, yani egemenliğin,bilâ-kaydu-şart,yani kayıtsız ve şartsız,milletin,yani halkın olduğu  GERÇEK BİR HALK CUMHU-RİYETİDİR.
 

Dervişin kerameti, kendi rivayeti misali Kendilerine seçkin diyen seçkinleri hiç kimse seçmemiştir. Kendilerine seçkin diyen seçkinler, KENDİ KENDİLERİNİ SEÇTİLER.  Dilden Dile dolaşan çok güzel bir deyim vardır. ( Derviş bir yalan söyler. Sonra derviş te kendi yalanına inanır. ) Osmanlı da dervişler ve hocalar, her zaman din elden gidiyor diye memleketi kurtarmağa kalktılar. Cumhuriyette de, dervişin kerameti, kendi rivayeti misali kendilerine seçkin diyen seçkinler,rejim elden gidiyor diye memleketi kurtarmağa kalkarlar. Oysa ki: ne 600 yıllık Osmanlı da din elden gitti. Ne'de, 84 yıllık cumhuriyette rejim elden gidecek. Bizde,bu güzel deyişe bir söz katmak isteriz. (Osmanlı da derviş, Cumhuriyette seçkin ile ÖZDEŞTİR.) Buradan, özgürlükten, demokrasiden yana olan tüm kuruluşlarımıza sesleniyoruz. Geliniz bu mangal yürekli, açık sözlü, cesur kadınlarımıza hep beraber sahip çıkalım. Onları destekleyelim.

 

Yukarıda kaleme aldığımız yazımız 12 Haziran, 2007 tarihinde yayına kondu. Sonra değiştirilerek tekrar yayınlandı. Aradan geçen 6 günde 18 Haziran,2007 tarihli gazete haberlerinden sevinerek öğreniyoruz ki :Ayşe Tükürükçü hanımefendinin bağımsız adaylığına konulan yasak ve veto kaldırılmıştır. Ve Ayşe Tükürükçü hanımefendi İstanbul ikinci bölgeden yani Kadıköy seçim bölgesinden yeniden Bağımsız Milletvekili adayı olmuştur.Dünyanın her yerinde ve tarihin her döneminde HATADAN DÖNMEK ERDEMDİR.Bildiğimiz kadarı ile Saliha Ermez hanımefendi de İstanbul üçüncü bölgeden adaydır.


Yine ayni tarihli gazete haberlerinden memnuniyetle öğreniyoruz ki:Yaşar Kemâl ve Adalet Ağaoğlu gibi ünlü yazarlar ve Lâle Mansur gibi ünlü sanatçılar,Tek kişilik ordu olduğunu söyleyerek TBMM ne tek kişilik muhalefet yapmağa gittiğini söyleyen Profesör Baskın Oran hocanın adaylığını destekliyorlar.Demokrasiden,insan haklarından ve daha da önemlisi KADIN HAKLARINDAN yana olan sivil toplum örgütlerimizde, Ayşe Tükürükçü ve Saliha Ermez hanımefendilerin bağımsız adaylıklarını destekler,TBMM ne girmelerini sağlarsa, Biz inanıyoruz ki: Demokrasimiz bir anda büyük hamle yapacak,çok güçlü ivme kazanacaktır.Ve,dünya demokrasilerinin önüne geçecektir.

 

Dr.Hasan Horto 19.Haziran,2007

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

Nihayet, beklenen gün geldi, çattı.

Deneyimli devlet adamımız rahmetl İhsan Sabri Çağlayangil dedi ki : Bizim ülkemizde iki türlü siyasî parti vardır. Birisi devletin partisi, diğeri milletin partisi .

İş seçime geldiğinde hep milletin partisi kazanır.

Bu, doğru,yerinde ve güzel tespite bizde bilimsel bir yargı katmak isteriz.

Osmanlı da,devlet,  genelde zorba, Cumhuriyette de ceberut, yani jakoben olduğundan buna şaşmamak gerekir.

Ceberrut yani Jakoben devlet, ( Yurttaş, devlet için vardır. ) Diyen, sağa sola cart !, Curt ! eden, Yurttaşına tepeden bakan devlet tir.

22.Temmuz.2007 seçimleriyle; kendisine cahil deyip, tepeden bakanlara Anadolu Halkı, ağır bir şamar attı atana helal olsun. Yiyene de afiyet olsun. Kerhane emeklisi Ayşe Tükürükçü ile Saliha Ermez hanımefendiler hiç üzülmesinler. Gelişen zaman içerisinde demokrasilerde gelişecekler.Gelişen demokrasiyle birlikte,kendileri gibi, ayaklar altına alınarak, horlanıp ezilenleri de parlâmentoya taşıyacak, çağcıl ve insancıl sivil toplum örgütleri de oluşacaktır.

İlave: 23.Temmuz.2007

-----------------------------------------------------------------------------------------------------Bugün eğer, çağcıl,yürekli ve ces’ur sivil toplum örgütlerimiz oluşabilseydi ve demokrasi adına, ayaklar altına alıp ezdiğimiz kadınlarımız Ayşe Tükürükçü ve Saliha Ermez’i meclise taşıyabilseydi, inan olsun, kadın erkek meclise girmeyi başaran birçok milletvekillerimizden çok daha başarılı, çok daha faydalı olurlardı. Görüyorsunuz işte: Atatürk’ün (En büyük eserim,TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİDİR.) Dediği, 2007 yılı Ağustos ayındaki meclis yemin töreninde, ucuzluklar, sululuklar başladı bile.

İlave: 10.Ağustos.2007

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

Milliyet gazetesinin Amerika yazarı Yasemin Çongar’ın 20 Ağustos,2007 tarihli Milliyette yazdığına göre,Bir İtalyan ve bir Alman diplomat, 22Temmuz,2007 tarihli genel seçimlerden sonra ülkemizi ve çelişkimizi şöyle tarif ediyodu. ( Toplumun kendisi değişimden yana.Devletin zirvesi ise değişmemekten yana.Toplum gözünü 2020 ye dikmiş.Devletin zirvesi ise,gözünü 1920 ye dikmiş.

Kim haklı,kim haksız,herkes kendine göre karar versin.

 

İlave: 21.Ağustos.2007

----------------------------------------------------------------------------------------------------

* İlinti: Nataşa-Abanoz Kriterleri

         Ne Verebiliriz Avrupa Birliğine

 

 

 

  Bu bölüm ile ilgili görüş, eleştiri veya ilave edecekleriniz varsa
lütfen " info@demokrasidedevrim.com " adresine iletirseniz memnun olacağım.

 

 

SAYFA BAŞI

  AKSAK ADALET BİLİM ve TABABETZALIM SİYASET