| |
BİLGİNİN DEVASA HIZI
Bilgisayarın Bulunuşu ve
kullanılması ile birlikte Bilgi, evrene ve dünyaya akıl
almaz bir hızla yayılmaya başladı.Bilgi
kullanıldıkça,tüketildikçe azalmıyor,tam tersine hızla
artıyor. Ve,arttıkça da hızla değişiyor.Hızla değiştikçe
de,yerleşik kurumları,yerleşik sistemleri değişik
hızlarla değişime zorluyor.Kurumların ve sistemlerin
değişim hızları da birbirinden çok farklı oluyor.
Tofflerler Ekim,2006 da yayınladıkları ( zenginlik
devrimi ) adlı kitaplarında dahiyane bir benzetişle
kurumları, 9 şeritli çok geniş bir oto-yolda,farklı
hızlarla ilerleyen otomobillere benzetiyor.Jet hızıyla
ilerleyen bir ekonomi ve şirketler,buna karşı kaplumbağa
hızıyla ilerleyen bir kamu sektörü.Biri gaz pedalına
basarken,biri frene basıyor.Gelişme hızını
yavaşlatıyor.De- sinkronizasyon yaratıyor.Biz buna
Türkçemizde güzel bir ad bulduk.HANTAL DEVLET. Oto-yolun
en yavaş şeridin de,saatte sadece 1 Km. hızla,ağır-aksak
ilerleyebilen,kendi içinde bile tutarsız kararlar veren
adalet sistemi. Biz, adalete de Türkçede iki güzel tanım
ürettik.
1 ANAMIZI
AĞLATAN ADALET.
2 MANDADAN AĞIR
GİDEN ADALET.
Her ikisini de .Lütfen tıklayınız.
Adalet, yalnız anamızı ağlatmakla,mandadan ağır gitmekle
kalmıyor.Kiliseler ile fikir birliği,eylem birliği
yaparak,doğanın en temel kanunu olan,bilimsel
değişmeyi,bilimsel gelişmeyi de engelliyor.Bilimin önünü
tıkıyor.Bilime çelme takıyor. Bilimin önündeki engelleri
kaldırmak için,bilim in önünü açmak için biz,Demokraside
devrimciler,30 Mart,2005 tarihinde
AVRUPA
İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE dava açtık.
Dava dilekçemizi ve dayandığımız gerekçleri,yine
internet sitemizin Aksak Adalet ana bölümünde ( Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesine ) adlı bölümde yazdık.Lütfen o
sayfamızı da açınız.
Evrene ve dünyaya inanılmaz bir hızla yayılan bilgi ve
bilginin yarattığı yeni teknolojiler sosyal,politik ve
kültürel değişiklikleri de birlikte getirirler.
Toplumları,kurumları ve hatta ahlâk anlayışlarını hızla
değişime zorlarlar.Kurumların bazıları da bu değişime
çok yavaş ayak uydurur.Veya muhafazakâr statükocu bir
dirençle,değişime karşı koyarlar.Buna örnek iki önemli
kurumu yukarıdaki satırlarda yazdık.Tarihte de hep böyle
olmuştur. Eski Fransız kıralı XV inci Louısin ünlü
metresi Madame Pampadourun resmi doktoru Francois
Quensay,Sokrates ve Konfiçyüs ile karşılaştırılabilecek
batının ünlü bir Penseur=Thinker=Penthir= düşünürü
idi.Fizyokratlar diye bilinen bir düşünce gurubunu
etrafında toplamayı başarmıştı.Quensay e göre sadece
kırsal ekonomi önemli idi.Quensay çok akıllı idi
ama,kırsal ekonomi yanında hızla yaklaşan endüstri
devrimini hayal bile edememiş,ayağının altından
kaçırmıştı.
Birçok ekonomist ve sosyoloğ, bugün bile Quensay den
farksızdır.Hızla ilerleyen yeni zenginlik devrimi ile
birlikte gelen sosyal,politik ve kültürel etkileri
hesaba katamıyorlar.
Tüm felsefecilerin en devrimcisi olan HERAKLİTUS ise
yüzlerce yıl önce,tüm evrende ve dünyada mevcut devamlı
değişimi bakınız ne güzel sözlerle anlatıyor. ( Bir
nehre iki kez adım atamazsınız.Çünkü ikinci adımınızda
nehir çoktan değişmiş olur. ).Nehirde olduğu
gibi,evrende ve dünyada her şey devamlı akar,her şey
devamlı değişir.Bilginin gittikçe artan hızının
yarattığı yeni teknolojiler ile eş zamanlı olarak,sosyal
kurumlar,politik kurumlar ve kültürlerde devamlı
değişiyor.Yalnız bununla kalmıyor.Evren,kâinat ve
dünyada durmadan değişiyor.
Şu çok açık ve yalın bir gerçek ki: Değişim,babalarımıza
göre bizde hızlıydı.Çocuklarımızda bizden
hızlı,torunlarımızda ise,çocuklarımızdan da, daha hızlı
olacak.
Dr.Hasan HORTO
22.03.2007
|
|