| |
GÖNÜL UYUZU
2005 yılı, yaz ve güz aylarında, Kitapçı raflarını, Şu
Çılgın Türkler dolduruyor. Gönül uyuzumuzu kaşıdığı
için,egomuzu okşadığı için, Bu kitap,çok tutuyor,çok
satıyor.Gönül uyuzunun iki eş anlamı
vardır.Birincisi,kuru kuruya övünmek,ikincisi aşağılık
duygusu.Gönül uyuzunu kaşımak deyiminin ise, tek eş
anlamı vardır.POHPOHLAMAK.Köylerde gönül uyuzunu kaşımak
diye söylenen,şehirlere egoyu okşamak diye yansır.
Aslında,gönül uyuzunu kaşımak uyuzu
iyileştirmez.Aksine,kaşıma ile mikrop
kaptırıp,infeksiyon yaratacağından,uyuzu büsbütün
azdırır.2006 yılı,temmuz ayında,Cumhuriyet okullarının
her kadamesinde okumuş,saygıdeğer bir ağabeğimizin
elinde,( Şu Çılgın Türkler ) kitabını gördüm.Kitap için, dedi ki:Ben bu kitabı
dört defa okudum.Şimdi gene okuyorum.Ve,not
çıkarıyorum.Kitapta yazılıp anlatılanlara
bakılırsa,Mustafa Kemâl Atatürkün,1927 yılında,o günkü
adı ile,Cumhuriyet Halk Fırkasının,bugünün dilinde
Cumhuriyet Halk Partisinin ilk kurultayında,en ince detaylarına kadar,anlatarak,okuduğu,(
BÜYÜK NUTUK ) un tıpatıp aynisi.Atatürkün,BÜYÜK NUTKUN
da,söyleyip,anlattığı,acılı,tatlılı,üzücü,hüzünlü ve
sevinçli,kıvançlı olaylar,ise,biz Cumhuriyet
çocuklarına,ilkokullarda,orta okullarda,liselerde,yüksek okullarda,üniversitelerde ve konferanslarda, her
fırsatta,anlatılıp,öğretilmiş ve sonunda da bunlardan
başarılı imtihanlar verdiğimiz,bugün tarih olmuş
olaylar.Ayni olayları,Turgut Özerkman,BÜYÜK NUTUK tan,
79
yıl sonra,2005 yılında,roman
haline getirip,basınca,büyük olay oluyor,kitap satış
rekorları kırıyor,uzun zaman kitapçı raflarından
inmiyor.Ve inmiyeceğe de benziyor.Her halde, daha
şimdiden,BÜYÜK NUTKUun,satış rakamlarını da,çok geçmiş
durumda.Şu Çılgın Türkler kitabında,BÜYÜK NUTUK ta söylenip,anlatılmayan,ne vardı
ki:Birdenbire başarılı oluyor,satış üstüne satış
rekorları kırıyor ve kitapçı raflarından inmiyordu.Ben
eminim ki:Bu gün,85 yaşını aşmış,tahsilli,eğitimli,saygı
değer ağabeyim,BÜYÜK NUTKU dört defa okumamış ve not
çıkarmamıştır.Her halde,Şu Çılgın Türklerin başarısı,gönül uyuzumuzu
kaşımakta,egomuzu okşamakta yatıyor.Demek ki:Biz,uzun
yıllar,başarı sağlayamadığımızdan,aşağılık duygusuna
kapılmışız,kuru,kuru da olsa öğünmeye susamışışız.Gönül
uyuzumuz da habire kaşınıyor.Turgut
Özerkmana helâl olsun,kaşınan uyuzumuzu görmüş,bir
güzel de kaşımış.
1923 lerde,( Yedi Düveli Yendik ) Diye öğünürdük.2003
yılına gelindiğinde, dünyada yedi düvel yerine tek düvel
kaldı.
Eyvah!! Biz şimdi neyle öğüneceğiz ?
Gözü kör olası Dünya .
Çıngırağımızı elimizden almış.
Turgut Özarkman bir çıngırak bulmuş. Salladıkça
çıngırdatıyor.
Şu çılgın Türklerin başarısına benzer,bir başka başarı
öyküsü de,sinemada,büyük usta,usta oyuncu rahmetli
Kemâl
Sunalın filimlerinde yatar.Kemâl Sunal ilk filimlerini
çevirdiği zaman,halk kitlelerinde,özellikle,köylü
kesimlerindeki ilgiye,ve kendi filimlerindeki başarıya
çok şaşırmış.Acaba,filimlerimdeki başarının sırrı nedir?
Diye merak etmiş.Bu sırrı öğrenmek ve merakını gidermek
üzere,ayni konuda,üniversitede doktora
yapmağa başlamış.Doktorasını bitirdiği zaman şu sonuca varmış
ki:Filimlerinde,canlandırdığı kişilerin zekâ
düzeyi,Bizim köylü yurtdaşlarımızın zekâ düzeyinden,daha
aşağı seviyelerde imiş.Bundan dolayı da,Köylerde yaşayan
yurtdaşlarımız ve köylerden şehirlere göç etmiş,ama henüz şehirli olamamış yurtdaşlarımız,rahmetli
Kemâl Sunalın canlandırdığı düşük zekâlı kişilere
bakarak,benden çok daha geri zekâlılar varmış
diye,teselli bulur,haz duyar,kahkahayı basardı.Bu
yüzden,Kemâl Sunalın filimleri hangi sinemalarda
gösterilirse,o sinemalar dolar.Hangi televizyon
kanalında gösterilirse,o kanal kilitlenir,reyting
rekorları kırardı.Kemâl Sunal öldükten sonra
da,filimleri gösterime girince aşağı yukarı yine ayni
ilgiyi görüyor.Görünen o ki:Rahmetli Kemâl Sunal da,önceden farkında olmadan başladığı,ama doktora
yaparak öğrendiği başarısında,bilmeden gönül uyuzunu
kaşımıştı
İşte bu başarı öyküsü de,gönül uyuzunu kaşımanın,egomuzu
okşamanın ikinci örneği.
Ülkemizin en büyük tatil köyü ,Ar-Turda ,Her yıl,
Lozan
Barış andlaşması kutlamaları düzenlenir.24 Temmuz,2006
günkü kutlamalarda,katılım,yani iştirak çok azdı.2000
haneli Ar-Turda,30 kişi,40 kişi ya vardı.Ya yoktu.
Her fikre,her düşünceye saygı duyan bir yurtdaş olarak
ben,katılanları da severim,katılmıyanları da .Ama ayni
zamanda,bir hekim ve bilim insanı olarak ta,olanları
yorumlamak,olanlara teşhis koymak zorundayım. Her halde
gelmeyenler,(Yirmibirinci yüzyılda,haalâ, Lozan,Lozan
deyip,gönül uyuzunu kaşımanın anlamı yok ) Dediler.
Şu Çılgın Türkler kitabının yazarı Turgut özarkman,30
Ağustos Zafer bayramını vesile sayarak,30 Ağustos,2006
günkü Cumhuriyet gazetesinde,bakınız ne ilginç şeyler
söylüyor. ( Bu gün yetişen çocuklar,84 yıl önce
kazanılan zaferi iyi bilmiyorlar.Aslında onları
yetiştiren öğretmenler de,büyük zaferi iyi
anlamamışlar.Eğer o öğretmenleri bugün elime
geçirebilsem,tekrar öğretime,eğitime geri yollar,terbiye
edrerdim.) Anlaşılan, o ki:Turgut Özarkman,satışları ile
Büyük Nutku bile çok gerilerde bırakan
Şu Çılgın
Türkler'in,başarı ve satışını yeterli bulmayarak,daha
fazla satış,daha fazla kazanç,daha fazla para
için,yalnız çocukları değil,öğretmenleri de tekrar kursa
gönderecek.Turgut Özarkman'a helâl olsun.Ne
demiş,atalarımız ?.At binenin, kılıç kuşananaın!!
Dr.Hasan Horto
|
|