AKSAK ADALET BİLİM ve TABABETZALIM SİYASET
   

Dr.Hasan Horto Biyografi

 
 
 

İNTERNET ŞAKALARI

 

Dördüncü Levent Kültür lokalinde,Çok sevdiğim kıymetli arkadaşlarım,emekli Piyade Albay Salih Güleryüz ve kıymetli emekli Binbaşı Adnan Özbey ile Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesinin kuruluşunu konuşuyorduk.Sohbetimizde geçen bazı konuşmalarımız üzerine,bu iki kıymetli arkadaşıma bir İNTERNET ŞAKASI yapasım geldi.Eskiden özellikle görsel medyada, KAMERA ŞAKALARI çok yapılırdı.

Amerikalıların CANDİT CAMERA diye adlandırıp uzun yıllardır kullanmakta oldukları  KAMERA ŞAKASI olur da, teknolojinin alabildiğine geliştiği günümüzde İNTERNET ŞAKASI olmaz mı yani ?

 

     Sanırım İNTERNET ŞAKASI dünyanın başka yerlerinde de başlamış durumda dır.

    Levent’ten İNTERNET ŞAKALARINI başlatıyoruz.

     Dünya İNTERNET ŞAKALARINA hazırlıklı olsun.

     Ama, tatilden Istanbul’a,lokale döndüğümde,bu iki kıymetli arkadaşımı da, bu internet şakası üzerine çok üzülmüş buldum.Keşke elim kırılsaydı da o şakayı yapmasaydım. Diyorum.

      Bu kadar yıllık arkadaşlarımın, gayet haklı olarak sahip oldukları meslek hassasiyetlerini nasıl  anlayamadım diye içim içimi yiyor.

     Ancak, her üzüntünün bir tesellisi,her olumsuzluğun birde olumlu yanı vardır.

     İnternet sitemizde,bir yıl önce,konuk yazarlarımız için DERİN DÜŞÜNCE başlığı ile bir sayfa açtık.Şimdiye kadar,DERİN DÜŞÜNCEDE yazan iki konuk yazarımız oldu.Umarız ileriki günlerde,ileriki yıllarda çok daha fazla konuk yazarımız olacaktır.DERİN DÜŞÜNCE,şiddet içermedikçe,her fikre,her düşünceye açıktır.İstedikleri konularda,istedikleri kadar yazabilirler,sayfalarımızın ise sınırı yoktur.

      DERİN DÜŞÜNCEDE ( olumsuzluğun olumlaştırılması ) adı altıda bende bir yazı yazdım.

      Umarım şimdi de,olumsuzluğu olumlaştırdık.Ve biz üç arkadaş,İstanbul,Levent’ten,İNTERNET ŞAKASINI dünyaya ilk defa biz yaydık.

      Bir yere varmakta biraz gecikince,GEÇ KALDIN TATAR AĞASI, ATI ALAN ÜSKÜDARI GEÇTİ. Derler adama. Bize de aynen öyle oldu.

     

    İşte, size çok çarpıcı üç İNTERNET ŞAKASI :

1-Konya da 39 yaşındaki Mustafa Bulut’un dilinde diş çıktı:

    İşte dilinde çıkan dişi ile birlikte Konyalı Mustafa Bulut’un yakışıklı bir resmi

2- Bir kız kobra yılanı ile evlendi:

     Hindistanda Bhoi Ailesi’nin 30 yaşındaki kızları Bimbala Das, hastalıkla boğuştuğu günlerde karşısına çıkan kobra yılanına süt verdi. O andan itibaren rahatsızlığında düzelme olduğunu fark etti. Genç kız, kendisini iyileştirdiğine inandığı kobra yılanına aşık oldu. Bimbala Das, 2 bin kişinin katıldığı geleneksel bir Hint düğünüyle yılanla evlendi.

 

İleride kobra yılanı ile evlenen kızın GERDEK RESMİNİ de ele geçirirsek,yine bu satırlarda yayınlarız

3- Hindistanda garip bir inanış ve sıradışı bir düğün

     Hindistanın güneyinda Tamilla da yaşayan bir adam geçmişte iki köpeği işkence ile
öldürdüğü için lanetlendirildiğine inanmış, dişi bir sokak köpeği ile günahlarından
kurtulabilmesi için evlendirilmiş. Düğün için köpek süslenmiş, boynuna cinsellik ipi
takılmış ve davetlilere yemekler ikram edilmiş.
Şimdi adam mutlu, bu evlilik ile üstündeki lanetlerin'de kalkacağına inanıyormuş.

 

4-  2007 yılının Ekim ayı sonlarında Birleşmiş Milletler Küresel Isınma komitesi dünyaca en ünlü 300 den fazla bilim adamına hazırlattığı KÜRESEL ISINMA VE FELÂKET raporunu yayınladı.

 

Bu rapora göre eğer çok acil önlemler alınmazsa, çok kısa bir zaman içinde biz insan oğulları insanlar, yakın akrabalarımız maymunlarla beraber tıpkı geçmişteki dinazorlar ve mamutlar gibi münkariz olacağız. Yani yeryüzünden yok olup gideceğiz

Tüyler ürperten bu gerçek üzerine biz, sitemizin Uzay mı ileri ? Dünya mı ileri ? bölümünden uzaya S.O.S Yardım sinyalleri gönderdik.

Eksik olmasınlar.Uzaylılar,bu S.O.S Yardım çağrılarımıza anında cevap verdiler. Bizi kurtarmak için yola çıktılar. Uzaylıların amaçları dünyayı istilâ etmek değil, biz insanoğullarını ve doğayı bizzat insanın ve insanoğlunun yarattığı felâketlerden kurtarmak olacakmış. Uzaylıların bize ne zaman ulaşacaklarını henüz bilemiyoruz.Yolda ilerleyen uzaylılardan haber alırsak,yine bu sayfalarda anında yayınlayacağız.

Medyamızın son zamanlarda çok sık kullandığı deyim ve tabirle BİZİ İZLEMEYE DEVAM EDİNİZ.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

    Dünyada olup biten bu inanılmaz şakaları   burada bir yana bırakıp, bir an için yurdumuza dönelim. Ülkemizde kaymakamlar,valiler, mülkiyeliler kendi yurtdaşlarına,bizlere eşref saatlerinde CART-CURT, ekşi saatlerinde ZART-ZURT çekerler.

     Ben eşref saati ile ekşi saatini 1954 yılında, yedek subay okulunda öğrendim.

Yaşıyorsa, kulakları çınlasın, öldüyse Allah Rahmet eylesin, yaşlı bir bulaşıcı hastalıklar ve intaniye hocamız vardı. O bize nasihat ederken derdi ki: Bakın çocuklar, yarın mezun olurken, demir takacak, ve her biriniz kıtalara, birliklere dağılacaksınız.  (Demir takmanın ne olduğunu bilemeyecek genç kuşaklar için yazalım. Demir takmak o zamanlar, subay sınıfına katılmak, astteğmen olmak anlamına gelirdi.)

     Komutanların iki türlü saatleri vardır.

     1-  Eşref saatleri

     2-  Ekşi saatleri.

     Hoca bu ekşi kelimesini yarı şaka- yarı ciddi olarak biraz galiz, biraz kaba söyledi. Biz, onu hoca söyler. Hoca söyler ama, biz söylersek ayıp olur diye, biraz ehlileştirdik.

     Eğer komutanlardan bir şey isteyecekseniz, veya komutanlara bir evrak imzalatacaksanız, daima eşref saatini kollayacaksınız. Hocamız çok espiritüel, çok nüktedan bir insandı. Bir gün öğrenicileri arasında bir yarışma açmış. Sirayet=bulaşma hakkında bir yazı yazın. Birinciliği şöyle bir yazıya vermiş. Yazı kâğıdında hiç yazı yokmuş. Sadece iki kuş resmi varmış. Kuşlar gaga-gagaya vermişler, öpüşüyorlar. Birde tenbih ederdi. Sakın!! ihtiyarlarla dalga geçmeyin.

     Dolap beygirini dolaba koşan yaşlı bahçıvan. Beygirin başına da her zaman bir çıngırak takarmış. Bir delikanlı ihtiyara musallat olmuş.

     - (Delikanlı): Neden bu çıngırağı hep hayvanın başına takıyorsun ?

     - (İhtiyar bahçıvan): Hayvan yürür, dolayısı ile dolap dönerse,çıngırak çalar. Beygir durursa çıgırak durur. Bende gider. Beygiri dürterim.

     - (Delikanlı): Peki beygir durur da sadece başını sallarsa ?

     - İhtiyar bahçıvan cevap verir: A be oğlum,ben senin gibi akıllı beygiri nerden bulacam’ki?.

 

ilave: 5 Mayıs,2008

 

 
 

SAYFA BAŞI

  AKSAK ADALET BİLİM ve TABABETZALIM SİYASET